Çeçenya, Dağıstan, İnguşetya toprak sorunu

Geçtiğimiz aylarda, Çeçen Cumhuriyeti ve İnguş Cumhuriyeti arasında yaşanan toprak ve sınır geriliminin bir benzeri, bu kez Çeçen Cumhuriyeti ve Dağıstan Cumhuriyeti arasında yaşanıyor.

1944’teki Stalin sürgününden bu yana süren toprak sorunları, esasen Stalin’in, Çeçenlerin tüm nüfusunu bir soykırım projesi çerçevesinde Sibirya ve Asya’nın başka bölgelerine sürgün etmesiyle birlikte başladı.

13 yıl süren sürgünde neredeyse nüfuslarının tamamını kaybeden Çeçenler, 13 yıl sonra dönebildikleri ana yurtlarına geldiklerinde, kendilerine ait topraklara, Rus yönetimi tarafından başka etnik unsurların yerleştirildiğini gördüler.

O günden bu güne kadar topraklarını geri alabilmek için yer yer diğer etnik unsurlarla çatışmalar da yaşayan Çeçenler, kendileriyle aynı soydan gelmelerine rağmen Rusya’nın da teşvikiyle müstakil bir cumhuriyet haline gelen İnguşetya’dan sonra, şimdi de Kuzey Kafkasya’daki diğer sınır komşusu ve çok derin tarihsel-kültürel bağları olan Dağıstan’la benzer bir sorun yaşıyor.

İnguşetya’yla yaşanan toprak sorununda İnguş yönetimi, tarihsel olarak Çeçenler’e ait olan bölgeleri Çeçenlere geri verme kararı almış, ancak bir kesim İnguş halkının protestosu, gerilim yaşanmasına sebep olmuştu. Benzer bir gerilim birkaç haftadır da Dağıstan’da yaşanmakta. Çeçenler, komünizm döneminde ‘böl-parçala-yönet’ zorbalığıyla cetvelle sınır çizilerek ve zorla kendilerinden alınmış topraklarını geri isterlerken, bu kez Dağıstan’da çeşitli tepkiler cereyan etti.

Kuzey Kafkasya kamuoyunda ve Türkiye’de yaşayan Kafkas diasporasında bu gerilimlere karşı gösterilen tepkiler ise hayli ilginç.

Mevcut Çeçen yönetiminin Rusya Federasyonu yanlısı politik bir çizgide olması, hadiselerin değerlendirilmesinde tarihsel gerçeklerin önüne geçmiş durumda. Birçok yerel tarihçi ve araştırmacı, mevcut Çeçen yönetiminin (ve halkın) taleplerinde haklı olduğunda hemfikirler. Ancak yine de yaşanan gelişmeler birçok kesim açısından Kuzey Kafkasya’da bir ‘Kadirov yayılmacılığı’ olarak değerlendiriliyor.

Bu değerlendirmelerin ve algının bir ilginç yönü de şu ki, aslında Kuzey Kafkasya’da, Rusya Federasyonu yanlısı olan yerel yönetim yalnızca Ramzan Kadirov iktidarı değil. Kuzey Kafkasya’nın diğer birçok özerk bölgelerinin yönetimlerinin Rusya yanlısı politik tercihleri, mevcut Çeçen yönetiminden çok daha fazla eski ve derin. Hatta defalarca ve yüzlerce yıl boyu bağımsızlık için Rusya ile çatışan Çeçen halkı, bu noktada diğer Kuzey Kafkasya özerk bölgelerinin yönetimleri veya liderlikleri tarafından defalarca aldatıldıklarını düşünüyorlar ve bağımsızlık noktasında diğer Kuzey Kafkasya bölgelerinin yönetimlerine artık pek güvenmiyorlar.

Söz konusu toprak ve sınır gerilimleri, Rusya Federasyonu yanlısı birçok Kuzey Kafkasya özerk bölgesi ve Rusya ile yaşanan savaşlar sonrasında neredeyse yok olma noktası gelip, şimdilerde yeniden toparlanan ve hızla kendilerine yeni bir yol haritası arayan Çeçen halkı arasında bitecek gibi görünmüyor.

Konu hakkındaki tartışmalar da öyle…

Diğer Rusya yanlısı Kafkas özerk bölge yönetimlerini hiç bir şekilde tartışma konusu yapmayan ama konu nedense sadece Çeçenler olduğunda ‘Rusya yanlısı politikaları’ hatırlayarak, Çeçen halkının haklı ve tarihsel gerekçelere dayanan taleplerine karşı bile sürekli ve anlamsız bir teyakkuz halinde yaşamaya devam eden, en haklı durumlarda bile Kadirov yönetimini bahane ederek Çeçenlere karşı harekete geçen diasporaların da durumu değişecek gibi görünmüyor.

Mevcut Çeçen yönetimi ise tarihsel gerekçelerle Çeçenlere ait olduğunu öne sürdükleri ve komünizm döneminde yaşanan soykırım-sürgün olaylarında kaybettiklerini öne sürdükleri topraklarını almakta kararlı görünüyor.

Netice olarak şunları söyleyebiliriz;

Çeçenlerin, diğer Kuzey Kafkasya halkları veya yönetimleri ile süren toprak ve sınır sorunları, Kadirov yönetimi bahane edilerek gözardı edilemez. Bu adaletsiz bir tavır olur.

Zira bu sorunlar, bağımsızlık yanlısı lider, şehit Cahar Dudayev döneminde de mevcuttu. Hatta Cahar Dudayev’in, 90’lı yıllardaki Çeçen-Rus savaşları esnasında Çeçenlerden ayrılarak Rusya safına geçen İnguş yönetimine “bizim kimseye verecek kadar çok toprağımız yok, akıllarını başlarına almalılar” dediği, birçok yazılı kaynakta halen mevcut.

Yine aynı tarihlerde Cahar Dudayev, kendi imzaladıkları konfederasyon anlaşmasını ihlal ederek Rusya yanlısı açıklamalar yapan, Musa Şenıbe gibi bir kısım kuzeybatı Kafkasyalı sözde konfederasyoncunun “Çeçenler bağımsızlığa karar verdiler ama bizim halklarımız Rusya sınırları içinde yaşamaya kararlıdır” gibi açıklamalarını sert bir şekilde eleştirerek “Çerkes halkının onlar gibi düşündüklerini sanmıyorum” demişti.

Hülasa…

Bugün Çeçenlerin İnguşlardan ve Dağıstanlılardan geri istedikleri toprak parçaları, zaten binlerce yıldan bu yana Çeçen yerleşim yerleri. Kimse kimseden bir şey gasp etmiyor.

Çeçenlerin tarihsel gerekçelerle dile getirdiği bu meselede diğer Kafkas halklarına düşen, Rusya tarafından çizilmiş sınırlarla Çeçenlerden koparılan toprakların Çeçenlere iadesini engelleyerek zaten mevcut olan sorunları büyütmek değil, Rus yayılmacılığının yarattığı sorunlar kronik hale gelmeden, hadiselere adil bir yaklaşım olmalıdır.

Ajansta, Karim Zidan isimli Mısırlı bir gazetecinin yayınlanan yazısında geçtiği gibi, meseleyi başka meselelere katmak, “İnguşetya’nın %10’u Çeçenlere geçecek” gibi cümlelerle bir dehşet resmi çizmeye çalışmak, Kuzey Kafkasya’nın gerçeklerini yansıtmamaktadır ve yansıtmayacaktır. Eğer meseleler böyle alakasız çağrışımlarla, zorlama ve gerekçesiz sebep-sonuç ilişkileriyle ele alınacak olursa biri de çıkıp “Sisi diktatörlüğü” diye başlar, “gel bakalım biraz da senin diktatörünü konuş” der. 

Bir Kafkasya atasözüdür; bin düşünüp bir konuş denir. Ve aslında bu tip yorumlara verilecek cevap için bin düşünmeye gerek yoktur; zira çok kısa ve nettir: Eğer İnguşetya ve Dağıstan’ın %10’u değil, %90’ı hatta %100’ü bile Çeçenlerin tarihsel hakkıysa, Çeçenler bu haklarını istemekte sonuna kadar haklıdırlar. Veya tam tersi… Yani eğer diğer kardeş halkların Çeçenlerde bir hakları varsa… Hak söz konusuysa, rakamlar adaleti tesis etmekten başka ne işe yarayabilir?

Şu da var ki; Çeçenlerin haklı gerekçelerine rağmen diğer Kuzey Kafkasyalı unsurlar, Stalin’in 80 yıl evvel kendilerine hediye(!) ettiği Çeçen topraklarını kendilerinin toprağıymış gibi benimseyebiliyorlarsa ve Kuzey Kafkasyalılar 80 yıl önce tezgahlanmış olan bu hırsızlığı hazmedecek mideler taşıyorlarsa –ki hiç sanmıyorum, diyecek bir şey yok. O halde kimin eli ağırsa, bir doğa yasası olarak sorunları da o bitirecek.

“Kadirov yayılmacılığı” gibi aslında meseleyle alakasız yakıştırmalar ise zaten ciddiyetten çok uzak. Çünkü aynı ciddiyet(!) ve mantık, aynı sorunun adının, 20 yıl öncesi için de “Dudayev yayılmacılığı” koyulmasını dayatır. Bunu yapabilecek olan var mı diye bakınıyoruz ama göremiyoruz. O halde? 

Adaletten başka yol yok.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone

Yorumlar
  1. Mekhelta

    meseleyi “çeçen toprağı” diye açarsan altı da açılır Melardoy / Torulaw prensliği meselesi gündeme gelir. Birşey bildiğiniz yoktur. “Kafkasyalı unsurlar” nedir? bu düşman ağzı nerden bellediniz. Şu çeçen adı nohçomot dilinde ne anlama gelir bir açıkla ondan sonra çeçen kimmiş, toprağı neymiş anlatırsın. bu kabadayılığı gidip Kafkaslarda yapmalısın. burda değil. Kadirova da güvenme dedesi dağıstanlı çıkabilir.

    • Çeçenya çok işgalci prenslik gördü, Çeçen halkı hepsini’de tarihin çöplüğüne attı.Bahsettiğin prenslikte dağıstandaki Çerkes prensliği olmasın?)) Rus efendilerinin desteğiyle Çeçenya’da hakimiyet kurmaya çalışan komşu halkların çoğuna’da hadleri bildirildi yada Khordoy, Melardoy, Nikotoy, Särxoy, Sogjattoy ve onlarca Gürcü, Dağıstanlı, Cerkes hatta Ruslar gibi, Çeçen teyp birliği içine katıldılar. Bunlarda hiçbir şeyi ifade etmez Çeçence konuşan, Çeçen kültürünü yaşayan, kendini Çeçen hisseden herkes Çeçendir. Bu arada Çeçen başkalarının bize verdiği isim bizim kendimize değil, ayrıca şunu da unutmayın mekhelta bey veya hanım sizin dedeniz’de Çeçen çıkabilir malum Çeçen dna sı J2A4B denizden diğer denize, kafkasyanın kuzeyinden güneyine her köşesinde bulunuyor. J1 avar dna sı ise dağıstan haricinde yahudi ve yemenlilerde bolca bulunuyor.)) Önce avar kimmiş toprağı neymiş habib nurmogemodovdan başka neyi varmış, yokmuş bunları araştır gel sonra buralara yazarsın.

  2. Burtinsaw Arif

    TR de oturduğunuz yerden, orada ki halklar, sosyo politik durum, yaşam paniyat ile alakalı zerre bilginiz olmadan, stalşn aldıydı geri verin mantığı ile olaylara yaklaşmak nerden baksanız hatalı ve yanlıştır, o mantıkla giderseniz yarın başlarlar kabardeylere, Karaçaylar balkarlara yürü ki Gürcistan bunu denemişti, hepimizin hatırındadır sanırım yaşananlar. Onun için bu yaklaşımınız yanlıştır.

  3. -Bu ağızı nerden bellediniz?
    -Bu kabadayılığı Kafkasya’da yap.
    -Kadirov’ güvenme dedesi Dağıstanlı çıkabilir.
    -Bir şey bildiğiniz yoktur.
    -Türkiye’de oturduğunuz yerden konuşmayın.

    Tam da tahmin ettiğim seviyede ve çapta cevaplarınız için teşekkür ederim. Yine tahminlerimde yanılmadım. Peki şahsımla alakalı olarak bu dediklerinizin doğru olduğunu varsayalım.

    İyi ama saygıdeğer Dağıstanlı arkadaşlar, o halde beni ve benim gibi düşünen Çeçenleri “Türkiye’de oturmadığınız yerden” ve konuyla ilgili benim bilmediğim “engin bilginizle” aydınlatın lütfen. Bugün Çeçenlere karşı savunduğunuzu söylediğiniz sınırlarınızı kim çizdi? Bu sınırları nasıl elde ettiniz; Çeçenlerle konuşarak mı yoksa Rusya rıza göstererek mi? “Çeçen yayılmacılığına(!)” karşı gösterdiğiniz tavrı, 400 yıllık “Rus yayılmacılığına” karşı göstermeyi de düşünür müsünüz?

    • Bunların duvarlarına git bak hepsinin imam şamil vardır. Şamili dağıstandan kovaladıkları zaman Çeçenya sahip çıktı, dağıstanı bırak kendi halkı avarların bile çoğu destek vermedi. Çeçenler sonuna kadar savaşıp güçleri tükenince bunlara duvara şamilin fotosunu asmak kaldı. Bugünde öyle yapacaklar artık dağıstanın yeni torpraklarının haritasını asarlar.

      • Mekhelta

        ahlaksız yorum yazmamalıydın. senin deden yaşındayımdır. Evet Dağıstanlılar biliyor kim arkamızdan ne diyor. Arkamızdan. Sırtımızdan. Bazı ezilmiş insanların kin dolu sloganları. Ezen biz değildik dedemiz de ezen değildi. Dağistan hanları müslüman adamlardı. Ve İçkeri de zulüm etmediler. Hırsızı tecavüzcüyü asmak zulüm olmaz. Sizin kininiz sizin başınızı yemezmi? Demek Şamil öyle yapmış? demek o Dağistandan kovalanmış? sizin ağzınız ayar düğmesi nerede? Biz din kardeşliği biliyoruz akrabalık biliyoruz ve soy kütükleri. Ama “bilinmez adamların toprağı” bilmiyoruz. Müslüman adamların bunlara laf demesi boştur. Bunlar kendi başlarını yediler yine yiyecekler.

        • Ayrıca ‘han’ dedikleriniz Cengiz han değil) 3,5 köy veya kasabaya sahip onu da tek başına değil, iranlılardan, ruslardan, gürcülerden destek alıp yürüten adamlar, nutsal bile Gürcüce, tarihteki sarir devleti bile aslında gürcülere bağlı bir hanlık, Çeçen topraklarıda ne avarlara ait ne kabardeylere, hepsine o toprakları veren dün hazar, tatardı bugün ruslar oldu. Biraz daha gerçekçi olun, mitoloji veya kendinizin yazdığı tarih ile hayat yürümez.

  4. Tartışmaya katılmak gibi bir derdim yok… sadece belirtmek isterim. Bence çok önemli… Çünkü gerçekten önemli…. bu tartışmaların bana verdiği bir ANLAMA var… Korkak rusların Bizi (Kuzey Kafkasyalıları) neden yendiğini anlayabiliyorum….KAFKASYAYI size veriyorlar… İstediğiniz gibi ekin biçin koruyun yaşayın YÜCELTİN…. Topraklarınızı da istediğiniz gibi paylaşın…. Yazık yani çok yazık…. Şunu unutmayın…. elinizde size ait bir KAFKASYA yok… Düşünün ve buna göre kavga edip etmemeye karar verin…

  5. Mekhelta

    Bahsi edilmiş topraklar bazı eski Dağistan ve Çerkez hanedanlarına aittir. Rus el koymuş ve dağıtmıştır. Madem tartışma çıkıyor herkes pay istiyor? Avar Kumık Kabarday prenslerin ahfadı da pay istemelidir. Neden bir takım boş iddialarla gelen bu adamlara hediye verelim? Kumık şamhalların ahfadı soyu neden mirasından vazgeçsin? Kabarday pşıların torunları neden geri çekilecek? Çeçen milliyetçiliği güdenler “çeçen toprağı” diyorlar, hayır o toprak sadece belirli soylu hanedanların mirasıdır. Ben yerden biten Kadirovu ve onun Kadirovistanlı milletini tanımıyorum. Ama bütün dünya biliyor bizim atalarımız dedelerimize ait olan topraklar Dağistan ve Çeçenistan sovyetlerine pay edildi. Milliyetçilere düşen birşey yok. Hanedan varislerine ait topraklardır özel mülktür. Gaspedilmiş. Şimdi de boş adamların derdi olmuş.

    • Kadirov’un Rusya Federasyonu yanlısı tutumu sizin için sadece bir bahane. Başka söyleyebilecek bir şeyiniz olmadığı için her meselede bu cümleleri kurmanız yeni gördüğümüz bir şey değil.

      Lakin sizin bu “boş” sözlerinize cevap, tarihte mevcut. Dudayev döneminde Dudayev’i de, Aslan Maskhadov’u da tanımıyordunuz ve kendi Rusya yanlısı valilerinizin Rusya’yla savaşan Çeçenlerin ulaşım yollarını engellemesinden hiç rahatsız olmayıp, pişkin pişkin susuyordunuz.

      Bir de yaşınızdan bahsetmişsiniz. Ama yaşınıza vurgu yapıp saygı beklerken, hayatınızda hiç görmediğiniz, tanımadığınız insanlara karşı sürekli sarfettiğiniz şu “boş adamlık” veya “uzaktan kabadayılık” yakıştırmalarınız biraz komik. Boşluk veya doluluk ile ne kast ediyorsunuz bilemiyorum ama gerçekten komiksiniz.

      Bütün bunlar bir yana… İnsanlık tarihi boyunca bütün kavimler iki yolla toprak sahibi olmuşlardır; ya doğrudan askeri usullerle bedel ödeyerek veya çok uzun yıllar yaşadıkları yerlerde normal insan ilişkileri yoluyla hak sahibi olarak. Çeçenler, sahip oldukları tüm topraklara bu metodlarla sahip olmuşlardır. Dolayısıyla sizin mantığınız sakattır. Sizin mantığınızla varılacak yer Dağıstan’ın Hazreti Adem’e ait olduğuna kadar varır.

      Aslında mesele çok basit. Mesele, sizler gibi hiç tecrübe edilmemiş, içerisinde bulunulmamış mücadelelerin bir yandan kahramanlık, onur ve cesaret nutuklarını çekerken, bir yandan da Rusya işgalciliğinin hediye ettiği “tartışmalı sınırları” bir Rus gibi savunmaya çalışmak. Kusura bakmayın ama konu Çeçenler olduğunda bir Rus da sizden farklı düşünmüyor.

      Neyse, siz bizim gibi “boş adamların” dediklerine çok kulak vermeyin. Rusya yanlısı valilerinizi savunun. Rusya’nın Çeçenlerden çalarak size hediye ettiği topraklarda gururla oturun ve ve kendinizin bile inanmadığı kahramanlık masalları anlatmaya devam edin. Tarih ve İlahi adalet, doğruyu ve yanlışı mutlaka ayıracaktır.

      • Mekhelta

        “İğde” adında bir adam hakkında malumat talep ettim de bana bazı fotoğraf ve internet malumatı getirildi. 3 hilal bayraklar ve eller tabanca boş göklere parmak gösteren poz atan bir adam resimleri, ve herşeye isim saydırıp etiket verenoğulları cemaatı. Bu adama birşey denmez. Başka mütehassıs işidir.

        Ama o adam değilsen. Dağistanımızda kimse Biz Avarlar ! demez. Avarların toprağı diyende yok. Biz Dağlılar çok diller biliriz. Çok ulusların dilini. Aramızda soylu kabileler oturur. Ve her kabile kendi içine akrabadır. Yani bir Avar Lazgi Kumık isimlere ihtiyaç yok. Ama evet bizim kabilemizde analar babalar erkek evlat büyütürken avaroğlu diyor öyle yetiştiriyor, bazısı böyledir. Ama herkesin evi mahallesi dilleri ayrıdır, Avarlara toprak alacağız diyen yok. Çeçenistandan Kumıklara devlet verin diyen yok. Bazı sarhoş bağrı yanık güçsüz adamlar sızlanmasıdır. Khasavyurt ve daha kuzeyler ve daha güneyde haritalarda bile olmayan yerler Dağistanda eski kabilelerin soy hakkıdır. Avarların hepsinin toprağı değil. Ama avar içinde oturan soylu hanedanlar toprağı. Rus bizden almış ve dağıtmış. Ama unutmadık. Sizin hayal ettiğiniz gibi elini ısıran adamlar yok. Herkes işindedir. “Yükselen kahraman çeçen”lere tuzakçı Dağistanlı da yok. Bunlar deli saçma. Ben Dudayev bilmem. Basayev de bilmem. Onlar bizi bildiği kadar yaşadı bilmediğinde Dağlılar da onları bilmedi. Borcumuz yok. Ruslarla anlaşma yolu baş eğmektir. Başeğenler eğmeyenler uzak duranlar… bu kavga eskidir, vurdum vuruldumdan başkada türkü yok. Akrabamızı savunuruz elde bu var. Elden ne geldiyse o. Siz rusçusunuz diye söylenmek sizin saçma işiniz.

        Benoy diye şarkı söyleyen Çeçen milliyetçi adam, o toprağın bizim kabilemiz için Bonin (Avar ordu dilde karargah manasındadır) olduğunu bilmez. O toprak dedemizden mirastır ama elden çıkmış. Onu Çeçenden isteyen yok. Zamanında alırkende kimseden istenmedi, kadim zamanda İran Şahları ile ittifak içinde Avarlar kuzeyi sağlama almaya Gorgan (Çürçen) dediği yerden Gargar (Avar dilinde Agaral akraba) kavimleri getirmiş. Kurtların ülkesi denir. Soylu Avar kağanı getirmiş yerleştirmiş. İstemişki yakında dursun. Çünkü Horasan’da Aparşar devletini yıkmışlar. Yakın kavimleri getirmiş, kendiside iki boğaz kapıyı tutan manasında prensine Nutsal demiş, en kuzey Alan kapısı, en güney Demir kapı. Avarların Akhun dediği adamların asyadan gelmesi, yakın kavimleri en uzak kuzey doğu İran platolarından getirmesi ve daha öncesi hakkında git bak Afrasiyab diye efsane tarihtir. Bedava gelmedi her adımda savaşmış ittirmiş kendi akrabasına yer açmış ona teslim etmiş. En eski Gürcü istvan basilisleri bile böyleydi, Avar kağanı akraba kabileleri getirmiş Kartvel bizans evladının başına kumandan diye oturtmuş, yönet vergisini topla koru demiş. Ama her kabile zamanla yoz olur. Yakın durmayan yok olmuş. Kavga edilen bu Çaçantala dediği ise ormanlıktır, bizim dedelerin Moğol ve Kabardaylıları Kumıklarla çıkardığı bizzat isim verdiği yerdir, ona Kumıklar İçkeri dedi. Kan davaları ve başka rekabetlerle elimizden çıkmadır. Bizim adam bizim akrabadır. Kuzey Kafkas dağlılarında milliyetçilik yok. Soylu adamlar buna yanaşmaz. Ama kadirovda yevkırovda öbür eşekovda öbürleri de milliyetçi isterler. İsterler ki boş isimler davası güdün. Öldüğün zaman mezarına gelen senin adamındır o adam senin milletindir. Sen şimdi kendin sor, ben Dağlılara akrabamıyım bu Dağistan bizim neyimiz. Bunlar düşman ise bu kadar adam yaşayan dağlar dolu kabileleri kendine düşman eden ne tür adamdır. Soğan sarımsak adamları kimse istemez o hinkal yanında lazım. Ben dedelerden şu adamlara toprak borç vardır diyen duymadım. Ama evet Alanlar kapısından Demir kapıya kadar Avarların olmuştur şimdi olmasa da diyen duydum. Öyleyse kim neye inanıyorsa.

        • Hocam iyi atmışsın ama sizin dna J1 en yakın olduğunuz toplumlar, yahudiler, araplar, özellikle yemenli araplar, alan kapısına kadar sizin olsaydı dna nız sadece dağıstana sıkışıp kalmazdı. Bu çocuk masallarını başkalarına anlatın.

        • Şamil

          İğde değil İgde… “Hakkında malumat için talimat falan verdim” diyerek kendine önemli ve yetkili bir adam havası vermeye uğraşma. Önemli ve yetkili hiç bir adam beni araştırmaz, tanır çünkü. 🙂 Siyasi tercihlerimi de boşver, onları kimsenin önüne koymuyorum. Seninle daha fazla yazışmayacağım. Çok boşsun. Haydi güle güle önemli adam.

          • Mekhelta

            “.. Türkiyede kafkas diasporası gençlerine musallat olan bu tür örgütler vardır, bazısı islamcı sloganlarla bazısı ise sol eşitçilik propogandaları ile gençleri hırsızlamakta çalmaktadır, bu gençler en öndedir, bu örgütler için diasporadaki kafkas gençleri aksiyona uygun gelmektedir çünkü eğitimsiz olanları çabuk ajite edilebilmektedir. Bu NFK hayranı akıncı tabir edilen kimselerin ideolojilerinin özü ise Anadolu Türklerinin önderliğidir. İstanbul şehrinde meskun olan Trabzonlu Mahmut isimli şeyh ile irtibatları olup bu tarikatında çeçen Kadirov çetesine yakınlığına dair bilgi vardır…”

            Bu raporumuzda iftira varmı? Belki eksiktir. Ama katılmış yok. İyi tercüme ettirdim iyice tekrar okuttum ve iyice özetledim. Nerede malumatımızda hata nerede? Hayır yoktur. İyi oku biz zannedenler değiliz. Sen bize meşhur değilsin sadece kafkasın ötelerde yitik milyon evladından biri, çalınmış kullanılmış başka davada kafasını kırmış.

            Bize rusçu diye iftira attınız. eğer tevbe etmezseniz hakkımız helal değildir. Kafkaslarda zayıf milletini düşman önünde çarçur etmiş ve tv gazetelerde meşhur olmak macerasında ölmüş gitmiş çeçen milliyetçi liderleriniz adamlarınız çok mübarek adamlarsa sende öl ve yanına git neden yaşıyorsun? ama ölüleri yüceltip yaşamak ve kendini reklam etmek münafığa tatlı gelir. Dağistanlı Milyon müslümana iftira etmek size ağır gelmiyor. Hesabı olan rusun karşısına kendi çıkıyor milletini ateşe atmıyor Dağistanda. Haydi ya ölün madem ölen milliyetçi liderleriniz hak için öldüyse? ama hayat tatlıdır, ölüleri ile övünmekte siz kendinize yakıştırıyorsunuz. Sen bize rusçusunuz ruslara beyat ettiniz onlara eğildiniz iddiandan tevbe ediyormusun? Etmeyeceksin, iki elimi gırtlağına dolasamda etmeyeceksin, çünkü zan senin yaşamın olmuş Türk İslam fotosentezci seni. Biz zanneden oğulları değiliz. Çok torunlar dedesiyiz. Bilmesek neden söyleyelim. Ama sizi zanda ileri gitmişler gördük. Kötü tarafınızla, ana babanıza kendi kavminize en büyük bela dert olursunuz, delirmiş adamlar Dağistanlıya hiç dert değil. Sadece alay edildiniz bütün kazancınız budur. Burada utanmadan Türklere bizi şikayet ettin, Dağistanlilar Çeçenlere toprak vermezmiş? hemşerin Kadirov ise bizi Ruslara şikayet ediyor.

            SİTE YÖNETEN ADAMLARA : bu mesajımız bizimle tartışan bu İğde adama ağır gelirse mesajı siliniz. Biz meydan döğüşlerini sevenleriz. Ama bize muhatap olanlar ağız dalaş kavgası seviyorlar. Yani biz yazınca tamam yeter diye susmuyorlar daha yazıp bize zorla söz hakkı verdiriyorlar.

  6. 1990 yıllarda rus-çeçen savaşı çıkmadan önce savaş belirtileri baş gösterdiğinde moskovadaki rus savaş lordlarına vatanında kan dökülmemesi için milyon dolarlar rüsvet gönderen Cahar Dudayevdi. Yuri Kalmykov, onca mücadelesine rağmen savaşın çıkmasını engellemek adına fayda sağlayamamıştı. Asilce adalet bakanlığından istifa etti. Ve daha pek çok Kafkasya sevdalısı Çeçenya’ da savaşın çıkmaması için ter döktü. Savaş başladı. vatan özlemi yüreklerinden hiç gitmeyen diaspora varını, yoğunu, her şeyiyle ortaya koydu. Çeçeni, Adıgesi, Oseti, Abhaz’ ı, Dağıstanlısı hep bir beden oldu. Yürekler, Çeçenya için ateş oldu. Ve o yıllarda duyduğum bir söz beni çok üzmüş ve kızdırmıştı… KAFKASYA’ nın BAĞIMSIZ OLMASI BİR HAYALDİR. Aradan yıllar geçti. Savaş bitti. Ölenler Onuru için öldü. Öylesine çok şey değişti ki…. KAFKASYA’ nın BAĞIMSIZ OLMASI BİR HAYALDİR, sözünün benim için pek çok değişen anlamı oldu.
    Şimdi yine bir sözün bittiği yerdeyiz. Çeçen ve Dağıstanlı Kardeşler, KENDİLERİNİN OLMAYAN TOPRAKLAR İÇİN KAPIŞIYORLAR… KLAVYEDE… İNŞALLAH, hep klavyede kapışırsınız… ve anlamsız bir kapışma içinde olduğunuzu anlarsınız… Hiç olmazsa şu dediklerimi lütfen anlayın…. Bugün Çeçen nüfusunun yüzde yetmişi işsiz…Dağıstan başta olmak üzere en kötü yaşam koşulları ve kişi başına düşen en az gelir Kuzey Kafkasya Cumhuriyetlerinde…Diğer rus özerk cumhuriyetlerine baktığınızda koca bir ülke bir grup zengin tarafından sömürülüyor. rus insanlarının da ortadaki zenginliğe baktığınızda gerçekte durumu içler acısı… sonuç olarak: BİRBİRİNİZİ BOŞU BOŞUNA YEMEYİN…YORMAYIN… O TOPRAKLAR SİZİN OLSA BİLE SİZİN DEĞİL. BİRBİRİNİZİ ÖLDÜRDÜĞÜNÜZDE KAZANANIN KİM OLDUĞUNU BİLİYORSUNUZ…KUZEY KAFKASYA TOPRAKLARI KUZEY KAFKAS HALKLARININ ORTAK VATANI VE TOPRAĞIDIR…

  7. Şamil *

    İmam Şamil Çeçenistana kaçtı kendi halkı savaşmadı diyenlerin kimin adamları oldugunu biz biliyoruz. Bunu diyenler 1. ve 2. Çeçen savaşında evde oturanlara, Hasavyurda giden Çeçenlere derse daha anlamlı olur.

    Az buçuk kitap okuyan bilirki ; İmamın 80 gün süren Ahulgo savaşından sonra tüm birliklerini kaybedince Çeçenistana gitti kaçtı demek kendi halkı savaşmadı demek orada şehit olan 3.000 ne yakın kişiye saygısızlıktır. Evet İmam Şamil ile birlikte tüm halk onunla savaşmadı hatta kimileri ona karşı şavaştı bu bilinmeyen birşey degildir.

    Şamil’in Çeçenistanda oldugunu duyan Çeçenler kafileler halinde İmam Şamili ziyaret ediyorlardı ve kendilerini İmamı olmasını istiyorlardı ama İmam Şamil bunu kabul etmedi. İsrarlar karşısında İmam Şamil şarlarının Çeçenler tarafından kabul edilmesi şartıyla İmamlıgı kabul etti. Asıl fırtınada bundan sonra koptu Çeçenisranda ve Dağistanda tekrar birliklerini toplayan İmam tum rus kallerini bundan sonra yıkabildi biline vasalam.

    En sağlıklı yorum Anzor yapmış. Çeçen ve Dağıstanlı Kardeşler, KENDİLERİNİN OLMAYAN TOPRAKLAR İÇİN KAPIŞIYORLAR…

    • Mahmut

      İmam Şamil kendi halkı tarafından kovalandı Çeçenlere sığındı, karargahını Vedeno şehrine kurdu. Avarların hepsi destek vermedi hatta destek verenlerin çoğu Andiytsi denilen Avarlar. Kim kimin adamı ne değil bu tür saçmalıklara girmeyecem sadece aynaya bakmalarını tavsiye edebilirim. 1 Çeçen savaşına halkın geneli katıldı, 2 Çeçen savaşına ise hem ilk savaşın yorgunluğu , savaşacak insanın azlığı dolayısıyla ilk savaş kadar katılım olmadı. Çeçen mülteciler ise Hasavyurt değil genellikle İnguşetya daydılar.1864 yılından sonra evinde oturanlar, Putin cobanmakhi, karamkhi köylerini bombalarken kendi halkına yardım etmeyip Çeçenler yardıma gidince putinin ifadesi ile ‘ağlayarak bize geldiler silah ve yardım istediler’ Çeçenlere karşı savaşanlar bir zahmet kardeşlikten bahsetmesinler. 1800 yıllarda yaşamıyoruz, Kafkasya’da öyle kardeşlik filanda yok, olsaydı ne Avarlar Çeçen topraklarında ne Osetler İnguş topraklarında oturuyor olurdu. Herkes kendi evinin önünü temizlesin.

  8. Sorun Kuzey Kafkasya’ nın bağımsız olması değildir. zaten Kuzey Kafkasya bağımsız olamaz. Olmasına da gerek yoktur. ruslar korkak ve alkolik olabilirler ama asla ve asla ahmak değildirler. 19. yüzyılın ikinci yarısında Kuzey Kafkasyalıların kesin yenilgisi ile sonuçlanan rus-kafkas savaşlarında kesin hükme esas teşkil eden durum rusların dehası değil Kuzey Kafkasyalıların AHMAKLIKLARI daha bilimsel söylenişi ile ileriyi göremeyen EGOİST tutumlarıdır. Kuzey Kafkasya’ da bireysel sporlar revaçtadır. Çünkü ekip çalışması veya organize olma kültürü gelişememiştir. Adama diyorlar ki… seni inek gibi besliyorlar… etinden sütünden, yününden derinden her şeyinden yararlanıyorlar… Adam dönüp demesin mi…. BEN ŞURADA DA OTLAMAK İSTİYORUM…Toprak savaşlarında mesele budur: İstediğiniz Yerde Otlayabilirsiniz… Ama nerede otlamanıza karar verecek olan siz değilsiniz. Allah Bizlere 1917 Ruhunu ve Aklını versin…