‘Amacım Çeçenler arasında çatışmayı önlemek’

Londra/Ajans Kafkas – Çeçen-İçkerya Başbakanı Ahmed Zakayev’in "Bugün Rusya sömürge politikası Çeçenya’da iflas etti ve bugün dağılmış olan toplumda uzlaşı için bunu göz önünde bulundurmamız gerekiyor" şeklindeki açıklaması yankı uyandırdı. Kimileri, Zakayev’in bu sözleri Rus yanlısı Çeçen başkan Ramzan Kadirov ile bir anlaşmaya varma amacıyla söylediğini iddia etti.

Zakayev’in Kadirov’a öven açıklamaları üzerine Marşo radyosu başbakanla bir röportaj gerçekleştirdi. Zakayev Kadirov’la ilgili sözlerine şu izahatı getirdi: “Ne olursa olsun, her zaman herhangi bir şeyden ötürü sorular ortaya çıktıysa cevap verilmesi gerektiğini düşündüm, buna bağlı olarak inşallah tüm ortaya çıkan sorulara cevap vermeye gayret edeceğim. Hükümetimizin bugünkü en önemli görev ve amacı, yürütülmekte olan bu sömürge savaşının Çeçenler arasında bir çatışmaya dönüştürülmesi gayretlerinin ağır sonuçlarını olduğunca minimuma indirmek ve ortadan kaldırmaktır. Bugün, gerçekleşen ‘Çeçenya’nın sömürgesizleşmesi’ olarak adlandırdığım, yani Çeçenya bölgesinin sömürge altına alınmasından kurtarılmasını, ‘işgal’ anlamından ayırıyorum. Çeçenya’nın maruz kaldığı şimdiki işgal, geçici bir problem. Ülkeler işgalden 24 saatte de kurtuluyor, bizler bu sürecin görgü tanıklarıyız ve tüm bunları gördük… Söylediklerim bu problemlere karşı tavrımdan kaynaklanıyor. Bizim en önemli görevimiz, polisle veya yerel bürokratlarla savaş değil, Çeçenlerle savaş değil. Bizim görevimiz, savaşçılarımız önündeki görev de, Çeçen halkının yetişen nesline vermek için devletimizin hukuk temelini korumaktır. İşte bugünkü görevlerimiz, yönetime gelmek, yönetimde bulunmak veya onu başka menfaatler için kullanmak değil, bunlardır. Dikkatleri şuna çekmek istiyorum, eğer bugün herhangi bir polis, Ruslar ile beraber direnişçilerimize karşı gidiyor, öldürüyor ise o gelecek nesillerine kirli bir isim bırakıyor, neslini gelecekten koparıyor demektir. Bu birinci şey ve bunu bilmemiz lazım.

Eğer birisi, yanında yaklaşık 100 bin Rus varken "Hayır, bizim pusu kurmamız ve Çeçen polisi öldürmemiz lazım…" diyor ve böyle bir yaklaşımı savaşçılar, mücahitler takip ediyorsa bu hareketleriyle FSB planını gerçekleştiriyorlar demektir. Onlara böyle yapmalarını söyleyen, bu fetvayı verenin kendisi bizzat Rus istihbaratçıları ile ilişkili. Şimdi halk hakkında konuşuyorum: Halkın yüzde 90’nı hain olamaz, onları yaftalamak için evde kalanların münafık veya mürtet olduğunu açıklıyorlar. Şunu hatırlatmak isterim, eğer halkımız ülkemizi terk etseydi, tüm zorluk, acı ve mahrumiyeti taşıyarak orada kalmasaydı, biz ülkemizi yitirirdik. Buna örnek çok. Krasnodar Kray’ı alalım, bugün orada yaşayan Kazaklar ve diğer sömürgeciler bu toprağı kökten kendilerinin olarak adlandırıyorlar, bu bölgeden yok ettikleri ve kovdukları halkları hatırlamıyorlar bile. Bizim ülkemize yönelik de aynı plan vardı ve Jirinovski tarafından da dile getirildi: "Çeçensiz Çeçenya". Ama bu gerçekleşmedi. Tüm halk hakkında konuşuyorum. Bu süre içinde halk ve işgalciler arasında gidip gelenler, ormandaki savaşçıları ‘şeytan’ olarak nitelediler, onların hepsini yok edinceye kadar sakinleşmeyeceklerini açıkladılar, onlara yardım eden herkesi öldürmek gerektiğini söylediler, işgalcilerin jurnalliğini yaptılar ve Rusya politikasına hizmet ettiler. Onların tümü suçlu, her halükarda sorumlulukları olmalı ve onların zamanı gelince sorgulanması lazım. Ama onlardan hesap sormak ve daha başka neticeler elde edebilmek için öncelikli olarak zafere ihtiyacımız var. Zaferse halkın birliği ile elde ediliyor, yani savaşçılar ve halk arasındaki birlik ile ve yarınki zaferimizin garantisi sadece bu birliktelik.”

Zakayev’le röportaj şöyle devam etti:

Medyada anlaşma için hazırlanmış bazı belgeler olduğu, bunun dışında Hasan Bayev’in güya sizin tarafınızdan Ramzan ile anlaşma ve düzen için gönderildiği yönünde söylentiler var. Bunun gerçekle alakası var mı?

Sana olduğu gibi söylüyorum. Hasan Bayev’i 6-7 yılda bir kez, konferansa gelişinde gördüm. Bunlar Rusya emirlerini yerine getirmekle meşgul insanların yaydığı dedikodular, Udogov, kardeşi İsa Umarov ve onların etrafındakilerin. Hasan Bayev’in benim başkanlığını yaptığım hükümetle hiçbir ilgisi yok. Onun yer değiştirmelerini bilmiyorum, eve gitti mi gitmedi mi bilmiyorum, henüz neler yazıldığını okumadım. Ben onu hiçbir yere göndermedim. Kadirov’a gelince, Çeçen direnişçilerin öldürülmesine çağrıda bulunanların en başındakinden biri. Anti-Çeçen açıklamalarını ne kadar yüksek sesle yapmış olursa olsun, Çeçenlerin yok edilmesine çağrıya ne kadar hizmet etmiş olursa olsun, hiç şüphem yok ki, Ruslar için o, öncelikli olarak kendilerine karşı savaşmış bir adam. En uygun zamanda onu haince öldürürler. Tarihte onun (Kadirov’un) işgal ettiği yerin değerlendirmesini, ne ben, ne halk yapacak: Bu yeri ve değeri kendisine o belirledi. Ülke için en zor dönemde, halkına karşı savaşmaya gelen düşman tarafında yer aldı, tarihte kalacak olan ve sonraki nesillere kalacak olan işte bu. Ama eğer o araştırırsa, bugün böylesine ağır kötülük yükünü hafifletmek için bir yol bulma imkanı var.

Elinde silah bu problemlere bu kadar derinden anlam vermeyen direnişçiler, sence senin açıklamalarını nasıl değerlendirecek?

Söylediklerim çift anlamlı değil ve açıkça, doğrudan söylendi. Bunun için de farklı herhangi bir yorum olacağını düşünmüyorum. Bu konuyu Yamadayev tarafında yer alan ve Kadirov’a karşı olan Rusya medya organları gündeme getirdi ve bunu da güya Kadirov’un Yamadayevcilerden daha tehlikeli olduğu fikrini yaymak ve propaganda yapmak için yaptı. Rusya medyasının açıklamalarının en önemli sebebi bu: "Bakınız Zakayev bile Kadirov’u methediyor ve onu bitirmenin zamanı geldi" dediler. Şimdi Çeçen direnişçilerle ilgili söylüyorum. Onlara haber ulaştırmak, faydalı ve zararlı olanı açıklamak, bu benim görevim, çünkü ben onlardan büyüğüm ve davamızla ilgili bazı konularda daha bilgiliyim ve benim gibi büyüklerin görevi bugünkü münakaşaların kötülüğünü yok etmektir. Sadece bu kötülüğü kaldırıldıktan sonra, Allah’ın yardımı ve halkımızın Ruslara karşı duruşunun zaferini bekleyebiliriz. Bunun üzerinde emek vermek, bu meselelerin çözümü için gereken anlayışı yetiştirmek bugünkü görevimiz ve evde olmamamıza rağmen Çeçen savaşçılara mesajlarımda ve irtibatlarımda iletmek istediğim şey bu.

Ahmed, Kadirov yönetimi ile anlaşmaya varman için kimin ne yapması gerekir, kimin ne söylemesi gerekir, durumun nasıl değişmesi gerekir?

 

Bakınız, eğer bugün bu benim şahsi meselem olsaydı, emin olun benim için yarın meseleyi çözmek için bir problem yok. Ama kişisel işimle meşgul değilim. Bana gelen ve bana yüklenen görev, uğrunda Çeçen halkının en iyi yüzlerce, binlerce evladının taşıdığı, birçoğunun yolunda hayatını kaybettiği bir dava. Bundan dolayı ülkemizin 10-15 yıldır koruduğu, devletimizin hukuk esası yoluna yönelik hiçbir değişikliğe izin verilemez. Eğer bugün eve gitsem sadece yaşayanlara değil ölenlere de hainlik etmiş olurum. Bundan dolayı böyle bir şey tartışmaya sunulmadı ve müzakere edilmiyor. Ama siyasi çözüm arayışlarına gelince, bu benim sorumluluğum ve çözüm için yollar aramaya, bu istikamette çalışmaya devam edeceğim. Bu konu üzerinde yakınımızdaki milletvekilleri ve bakanlar çalışıyor. Devletimizin hukuki temeline dayanarak, devlet yönetiminin başındaki Jalaudin Saralyapov işin başında bulunuyor, politik planlarımızı gerçekleştirmeye devam etmeyi planlıyoruz ve gerçekleştiriyoruz. Çeşitli dedikodu ve uydurmalara gelince, bunlara gerekenden fazla önem vermeden çalışmamıza devam etme düşüncesindeyiz. ÖZ/FT