Lirika: Kafkasya’nın Bonzaisi

Aslında basit bir yazı yazmaktı amacım. Rusya’nın Federal Narkotik Komitesi’nin ve yerel ofislerin internet sayfalarına bakıp, yine yerel hükumetlerin organizasyonlarından ve STK’ların düzenlediği yuvarlak masa toplantılarından alıntılar yaparak Kafkasya’da uyuşturucunun nasıl bir sorun olduğunu aktaracaktım. Yazdıktan sonra bir de bu sorunun ne kadar öncelikli olduğunu değerlendirip işin içinden çıkmış olacaktım. Evet, yazı sorunu ortaya çıkaracak ve yerel hükümetlerin çabalarının fazlası veya eksiği değerlendirilecekti. Haliyle bir de eleştiri yapacaktım. Ancak inceledikçe gördüm ki, uyuşturucu sorunu bu kadar basit değil.

Resmi rakamlara ve istatistiklere baktığımızda hem Narkotik şubesinin hem yerel yöneticilerin olayın üzerine gitmiş olduğunu görüyoruz. Hatta ekonomik krizle boğuşan ülkede, bölgeye aktarılan paranın kesilmemesi için durumun ne kadar ağır olduğunu federal merkeze anlatacak kadar becerikli de olmuşlar. Hiç mi faydası yok bu devletin derseniz, aslında var.

Kafkasya’nın Uyuşturucu ile İmtihanı

Uyuşturucu ile mücadele en az siyasileşmiş sorunlardan biri. Uyuşturucu mafyası Kafkasya’daki siyasi duruma bakmaksızın yıllardır kendi işini yürüttü ve bu işten kazandığı parayı yemeyi başardı. Kimi zaman devletle iç içe olan uyuşturucu mafyası bölgeye telafisi imkansız zararlar verdi ve genç nesli en az Ruslar kadar acımasızca katletti.

İşte, çocuklarımızı acımasızca katleden bu sorunu düşündüğümde sırf istatistiklerin olayı anlatamayacağını anladım. Anlamam bir tarafa ele aldığım konunun insani tarafını anlatmanın önemini de idrak ettim.

Kafkasya’da istediğiniz çeşit uyuşturucuyu bulabilirsiniz. Her cumhuriyette daha çok yaygın olanı vardır mutlaka. Mesela eskiden Çeçenya’da daha çok marihuana kullanılırken Kabardey-Balkar Cumhuriyetinde haşhaş ürünleri kullanılırdı. Zaman içinde sentetik uyuşturucunun ortaya çıkmasıyla birlikte bütün bölgede gençlerin kullandığı uyuşturucu maddelerin isimleri de aynı oldu.

Son 2-3 yılda değişik isimlerle ortaya çıkan uyuşturucu haplar art arda yasaklanırken Çeçenya’da polislerin icadı olan “Lirika” hapları ortaya çıktı. Polis icadı derken, gizli laboratuvarlarda işkence amaçlı filan üretilmedi bu uyuşturucu haplar. Zaten serbest olarak dolaşımdaydı. Tabi uyuşturucu olarak değil ilaç olarak satılıyordu. Polis icadı derken, sürekli operasyonlara giden ve stres altında yaşayan polislere sakinleştirici olarak doktorlar tarafından tavsiye ediliyordu. Bu şekilde geniş kullanıma açılan reçeteli ilaçlardan ve sakinleştirici haplardan yola çıkan polis memuru gençler, hapları reçetede yazılandan fazla kullanmaya başlayınca uyuşturucu etkilerini anlamış olmalı. Önce polis çevrelerinde yaygınlaşan bu “tutku” daha sonra üniversiteli gençler arasında da yayılmaya başladı. Rahatça temin edilebilen reçeteli ilaçların satışı yükseldi. Ayrıca kanunen yasak olmayan bu ilaçların satışı, bunun ticaretini yapanlar açısından da her hangi bir risk oluşturmuyordu. Yani bu ilaçların satışı yasak olmadığı için Narkotik Mücadele Komitesi oyun dışı kalıyordu.

Rusya’nın gerçeği şudur… Kanunlar kabul edilirken, birilerine rüşvet alma ve kara para aklama imkanları sağlar. Ancak bu ilaç adı altındaki uyuşturucu maddeler yasak olmadıkları için slovikileri rüşvet pazarının dışında bırakıyordu. Bu sebeple bu ilaçlar ile mücadele başladı. Aslında bu mücadeleye uyuşturucu ile mücadeleden ziyade pazara hakim olma mücadelesi demek daha doğru olabilir. Çünkü piramidin yukarısında pazara hakim olma mücadelesi veren rütbeli memurlar varken aşağıda o uyuşturucuyu kullanmaya devam eden gençler ve yasak olmadığı için hızla büyüyen bir pazar vardı. Yasal olan uyuşturucu hapların dolaşımda olduğu bir ortamda slovikilerin kaçırdıkları imkanları ve onların cebine girmeyen paraları bir düşünün. İlaç şirketleri ile toptancıları ve tabi ki köşe başlarında bulunan eczaneler kazanırken buna sessizce seyirci kalan Narkotik polisleri konuyu gündem etmeye başladı. Ancak bu müdahale oldukça gecikti. Artık bu uyuşturucu hapları kullanan gençler sorunları kendi hanelerine taşımaya başlamıştı. Hap belasından haberi olmayan kalmamıştı. Kendi evlatları bu batağa saplandığı için konudan haberdar olanların yanında böyle bir ihtimalden korkanların sayısı da gün geçtikçe artıyordu.

Meşhur olan bütün belaların bir ismi olduğu gibi bu amansız belanında bir ismi var.

Lirika nedir?

Kafkasya’da büyük küçük herkesin duyduğu bu isim artık TV ekranlarında ve sosyal medyada da sıkça zikredilmeye başladı. Bu ilacı kullananların işlediği cinayetleri veya ilacı almak için kendi evlerinden yaptıkları hırsızlıkları anlatan hikayeler hızla yayılarak toplumun gündemini oluşturuyor.

Kafkasya’nın her şehrinde taksiciler hangi eczanelerin bu ilacı sattığını ve onu kullanan gençlerin parasını ödemeden bu ilaçları nasıl temin ettiklerini size anlatabilir. Bu çok tanınan uyuşturucu hap, aslında ruh hastaların tedavi edildiği hastanelerde doktorların hastaları sakin tutmak için kullandıkları basit bir ilaç. Doz aşımı yapıldığı zaman insanı “öteki hal”e sokan bu ilaç, aşırı rahat ve sakin anlar yaşatabiliyor. Ancak normal bir insanın bu ilacı uzun süre ve yüksek dozda tüketmesi ya da alkol veya enerji içeceği ile birlikte kullanması aynı insana cinnet anları yaşatabiliyor.

Belki de konu ile ilgili esas sorulması gereken şudur; Acaba gençlerimiz bu “öteki hali” ya da daha doğru ifadeyle dünyadan kopma halini neden tercih ediyor? Kendilerini bilerek ruh hastası yapmalarının sebebi ne? Bu sorulara şimdilik verecek somut cevaplarım yok ancak korkarım ki bu cevapları bulduğumuzda oldukça geç olacak…

Tabi konunun birde devleti ilgilendiren boyutu var. Devlet, her ne kadar dikta rejimi kurmuş olsa da hasta bir topluluk istemez. Sakin bir toplum tabi ki arzusudur ve bunun için her şeyi yapar ancak hasta bir toplum onlarında işine gelmez ve gelmiyor… Bu sebeple, Kafkasya’da her yerel hükümet bu soruna karşı adımlar atmaya çalışıyor. STK’lar ve aileler bu konuda oldukça kaygılı. Hatta bu kaygı öyle boyutlara ulaştı ki, kanunen kapatılamayan eczanelere linç girişimi haberleri gelmeye başladı bölgeden.

Özetle, Kafkasya bu büyük ve etkili sorundan kurtulabilmenin yollarını arıyor…


Yorumlar
  1. Merhaba iyi günler ben Bi Türk vatandaşı vede doğuştan yatıştırıcı ihtiyacı olan diğer adıyla uyuşturucuya meyilli biriyim 45 yıl sulu kuru ne bulduysam kullandım ve şu anda 20aydır lerika hapı kullanıyorum eğer ben 45 yıl önce lerika ile tanısaydım başka uyuşturucu aramadım sağlığıma zararını hiç hesaba katmıyorum hani bizde bir söz vardır denize düşen yılana sarılmış lerika yılan oluyor bu durumda birde toplum olarak da bu durumda olan kişileri dışlıyor tabiki haksız sayılmazlar ben 64 yaşındayım inanın bana ömrüm böyle keçti 150 mg lerika hapı raporum var fakat Nisan ayından bu tarafa yazdımakta çok zorlanıyorum sanki ben uyuşturucu bağımlısı bir psikopat gibi davranıyorlar doktorlar yani gerçek lerikayı ihtiyacı olan kişilere büyük haksızlık yapıldığını düşünüyorum bu yorumumu dikkate alan olursa bu konudada yardım bekliyorum yorumnuzda dediniz ya rant olayı aynen öyle şu an piyasada öyle paralar dönüyorki tahmin bile edemezsiniz çünkü benim bir yakınım var BİR yerden temin etmişler 300mg lerikayı 500 tlye artı dolandırma olayları geçenlerde yadıramamıştım internette ilan gördüm 300 lerika için sipariş verdim geldi kapıda 315 TL ödedim içinden sigara ağızlığı çıktı böylesi dahada kötü işte düzgün yapılsa rant yapanların işi bozulacak adaletin olmadığı yerde merhamet olmaz ilgilenirseniz sevinirim