1864

Çarlık Rusya’sının ‘etnik temizlik’ kararı ile 1,5 milyon civarında Çerkes, yurtlarından kopartılarak Tuapse, Soçi ve Sohum limanlarından köhne gemilerle Osmanlı topraklarına gönderildi.  İnsanların yaklaşık üçte biri yollarda ve yerleştirildikleri bölgelerde, hastalık, açlık ve daha başka sebeplerle hayatlarını kaybetti. Osmanlı topraklarına ulaşabilenler, belli bir iskân politikası çerçevesinde, imparatorluğun farklı bölgelerine dağıtıldı. Sürgün, Çerkes toplumunun sosyal yapısını derinden etkileyen sonuçlar doğurdu. Yani demem o ki, Çerkeslerin en acı, ama en az bilinen bu trajedisini bilmeden Kafkasya üzerine, dahası Çerkesler üzerine konuşmanız çok anlamlı değil.

Kafkasya denince aklımıza ne gelmeli? Benim aklıma ilk gelen, büyük Kafkas mücahidi Şeyh Şamil. Sonra, Kafkas halklarının onurlu direnişleri… Sonra,

1864 Büyük Çerkes Sürgünü. ‘Sürgün,’ mutlaka yazılmalı, konuşulmalı, hep gündemde tutulmalı.

Kafkasya’nın kadim halkı Çerkesler, Rusların yayılmacı politikasına hep karşı durdu, hep özgürlük mücadelesi verdi. Ömürleri Ruslarla mücadeleyle, savaşla geçen halk Çerkesler. Bu savaşların en uzun ve acımasız olanı 1763-1864 yıllarında süren Rus-Kafkas Savaşları’dır. Yüzbinlerce Kafkasyalının bu savaşlarda öldüğü tahmin ediliyor. 21 Mayıs 1864 ise Çarlık Rusya’sının Kafkasya’yı tamamen işgal ettiği yıl. 21 Mayıs 1864 tarihi, Çerkeslerin tarihleri boyunca başlarına gelebilecek en vahim hadisenin başladığı tarih aynı zamanda. Yüzbinlerce Çerkes’in vatanlarından kopartılıp Osmanlı topraklarına gönderildiği ‘Büyük Sürgün’den söz ediyoruz. ‘Büyük Çerkes Sürgünü’yle iki şeyi hedefledi Rusya. İlki, kendi halkına dünyanın en verimli arazilerini vermek. İkincisi, sürekli savaşan ve hiç güvenmediği bir toplumu o topraklarda barındırmamak. Dağlardan, vadilerden, köylerden, kasabalardan kopartılıp düzlüklere, bataklık ovalara sürülen yüz binler, ölüm yolculuklarından geçerek Osmanlı ülkesine sığındılar. Büyük Kafkasya, Kafdağı’nın ardındaki bir masal ülkesine dönüştü.

Çarlık Rusya’sının ‘etnik temizlik’ kararı ile 1,5 milyon civarında Çerkes, yurtlarından kopartılarak Tuapse, Soçi ve Sohum limanlarından köhne gemilerle Osmanlı topraklarına gönderildi. İnsanların yaklaşık üçte biri yollarda ve yerleştirildikleri bölgelerde, hastalık, açlık ve daha başka sebeplerle hayatlarını kaybetti. Osmanlı topraklarına ulaşabilenler, belli bir iskân politikası çerçevesinde, imparatorluğun farklı bölgelerine dağıtıldı. Sürgün, Çerkes toplumunun sosyal yapısını derinden etkileyen sonuçlar doğurdu. Yani demem o ki, Çerkeslerin en acı, ama en az bilinen bu trajedisini bilmeden Kafkasya üzerine, dahası Çerkesler üzerine konuşmanız çok anlamlı değil. ‘Büyük Sürgün’ bilinmeden bırakın Kafkasya’yı, ortalama bir Çerkesi bile anlamanız zor. Bu vesile ile biz de tüm şehitleri ve Kafkas-Rus mücadelesinin kahraman ismi Şeyh Şamil’i minnetle analım.
Rusya’nın yayıldığı bütün topraklarda uyguladığı Ruslaştırma siyaseti yerli halkların, özellikle Müslümanların sürekli direnişiyle karşılaştı. Kafkasya uzun süre Ruslara karşı yürütülen direnişlerin merkezi oldu. Daha çok sufi gelenek üzerinden yürütülen bu direniş hareketlerinin en önemlisi ve bir dönüm noktası oluşturanı, Cemaleddin Gazi Kumuki’nin müritlerinden Şeyh Şamil’in önderliğindeki harekettir. Şeyh Şamil’in oluşturduğu idari ve askeri yapı, Ruslara karşı Kafkasya’da yirmi beş yıl boyunca büyük direniş gösterdi. Rus İmparatorluğu’nun güçlü orduları karşısında unutulmaz destani bir mücadele veren Şeyh Şamil’in adı Rus işgaline karşı direnen Kafkas kavimlerinin hafızasına nakşedildi. Daha sonra da işte esareti kabullenmeyen yüzbinlerce insanın sözünü ettiğimiz ‘Büyük Sürgün’le Osmanlı topraklarına göçü başlıyor.

1917 Ekim İhtilali ile Rusya’da yaşayan bütün milletlere kendi devletlerini kurma hakkının verilmesi üzerine Kafkasya’da Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve Dağıstan milli cumhuriyetleri kuruldu. Fakat kısa bir süre sonra Bolşevikler, bu devletlerin topraklarını istila ederek yerlerine 1920-1921’de Moskova’ya sadık, mahalli Bolşeviklerin idaresinde sosyalist cumhuriyetler kurdular.

Kafkasya 2

Kafkas halklarının hayatı Sovyetlerin dağıldığı zamana kadar zorluklarla, sıkıntılarla ve göçlerle geçti. 1991’de (25 Aralık 1991, SSCB Bşk. M. Gorbaçov’un istifası) Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecine girmesi üzerine birçok Sovyet cumhuriyeti gibi Güney Kafkasya’da yer alan Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan, Moskova ile müzakerelerden sonra bağımsızlıklarını kazandılar. Kuzey Kafkas toplulukları ise hali hazırda özerk cumhuriyetler olarak varlıklarını sürdürüyorlar.

Onlarca dil, onlarca kavim 

“Kafkasya denince aklımıza ne gelmeli,” diye sormuştuk. ‘Şeyh Şamil’ ve ‘Sürgün’den ötesini tane tane anlatmaya çalışalım:
Kafkasya; Azak, Hazar ve Karadeniz arasında ünlü Kafkas sıra dağlarının hem kuzeyini hem de güneyini içine alan, geniş coğrafi bölgeyi ifade eder. Kafkasya’nın değişik yerlerinde bir kaç yüz kişiden meydana gelen dil topluluklarından, sayıları milyonlara ulaşan büyük milli topluluklara kadar ellinin üzerinde halk yaşıyor. Bu, 50’nin üzerinde dil konuşuluyor anlamına geliyor. En geniş anlamda Kafkasya yerlilerinin (Abhaz, Adige, Kabartay, Şapsığ, İnguş, Çeçen, Acara, Gürcü, Sıvan, Megrel, Laz ve Dağıstanlılar), Hint-Avrupa kökenlilerin (Rus, Ermeni, Oset, Alan) ve Türk asıllı halkların (Karaçay, Nogay, Balkar, Azeri, Kafkasya Türkmeni, Kundur ve Ahıska Türkü) yaşadığı topraklar. İlk bakışta keşfedilemeyecek kadar karışık etnik ve sosyo-kültürel yapıya sahip, pek çok kavmin kültürel mirasını günümüze taşıyan, dünyanın en karmaşık bölgelerinden biri.

Esasen bugün siyasi, coğrafi, etnik ya da kültürel sınırlar açısından ele alındığında, karşımıza birbirinden farklı sınırlara sahip bir kaç Kafkasya tanımı çıkıyor. Biz o tartışmaya girmeyip, bölgenin genel anlamda Kuzey ve Güney Kafkasya olmak üzere ikiye ayrıldığını belirtip geçelim.

Kuzey Kafkasya denildiğinde, Avrupa Kıtası’nın güneydoğu ucunda, Asya ile sınırı olan ve şimdi Rusya Federasyonu içinde yer alan bir bölgeyi anlıyoruz. Özerk Adigey, Karaçay-Çerkesya, Kabartay-Balkarya, Kuzey Osetya, Çeçenistan, İnguşetya, Kalmukya, Stavropol Kray, Krasnodar Kray ve Dağıstan Cumhuriyetlerinin bulunduğu bölge… Bir de Abhazya var, daha özel bir statüde olan. Güney Kafkasya ise Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ile Acara, Dağlık Karabağ, Nahçivan Özerk Cumhuriyetleri ve Güney Osetya bölgesinden oluşuyor.

Kuzey Kafkasya’da yer alan ve isimlerini andığımız cumhuriyetleri hatırlamakta, kısaca tanıtmakta fayda var…

Kaynak: Diriliş Postası

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone