Dağıstan’daki gözaltıların sebebi ne?

İmam Kurban Askandarov ve insan hakları savunucusu Muhammed Magomedov’un tutuklanması gibi gözaltı olayları Dağıstan’da sık sık meydana geliyor. Müslüman liderler, genellikle ceza usul hukukunun temel kaidelerini hiçe sayan operasyonlarla gözaltına alınıyor.

Son yıllarda hep böyle oldu. Bu defa olayların üst üste gelmesi, şimdilik bu iki olayın bağlantılı olduğuyla ilgili yeni bir tezden söz etmek için dayanak vermiyor.

Bununla birlikte, IŞİD’in Kafkasya’da güçlenmesine bağlı olarak emniyet-istihbarat birimlerinin Dağıstan’da çalışmalarını yoğunlaştırmış olmaları da mümkün. Kafkasya Emirliği lideri Aliashab Kebekov’un öldürülmesinin ardından IŞİD’in direnişçiler arasındaki pozisyonu daha da güçlendi. IŞİD sempatisi eline silah almamış radikal dindar gençler arasında da görülmeye başlanıyor.

Kısa bir süre önce IŞİD’in bağlılığını ilan etmiş olan Nadir Ebu Halid gibi tanınmış liderler de örgütün etkisi altına girebiliyor. Güvenlik güçlerinin bunu fark etmemiş olması akla yatkın değil. Fakat Muhammed Magomedov’un tutuklanması ile IŞİD sempatizanları ve bağlılarına yönelik çalışma arasında hiç bir bağ yok. Bu sivil toplum gönüllüsü, tamamen farklı bir İslami akımdan.

Dağıstan çoktandır huzursuz. Bu huzursuzluk bugün değil, Soçi’deki Olimpiyatlardan bir yıl önce başladı. Sürecin başlangıcı Abdulatipov’un Dağıstan devlet başkanlığına atanmasıyla örtüşüyorsa da onun şahsıyla ilgisi yoktu. Olimpiyat öncesi temizliği emniyet-istihbarat birimleri yürüttü.

Bir önceki Dağıstan devlet başkanı Magomedov Magomedsalam ılımlı Selefi topluluklarıyla diyalog kurma girişiminde bulundu. Gençlerin direniş saflarından çekilmesi, silah bırakmaya karar verenlerin ceza indiriminden yararlanarak rehabilite edilmeleri için Direnişçi Adaptasyon Komitesi kuruldu. Komite eleştirilere maruz kaldı, ancak kişilerin sivil yaşama dönmesine imkan veren önemli bir mekanizmaydı ve bu süreçte haklarına riayet edileceğini garanti ediyordu.

Magomedov döneminde Selefi toplumuna yönelik devletin tavrında yumuşama olduğu fark ediliyordu. Selefilere cami açma, eğitim ve hayır projeleri yürütme konusunda izin verildi, Selefi camilerine giden vatandaşlara yaklaşım değişti.

Fakat Dağıstan’da yeni yönetimle birlikte yumuşama dönemi birden sona erdi. Baskılar çok sayıda dindar vatandaşı yurt dışına sürükledi. Bunların bir kısmı Türkiye’ye gitti. Dışarıda IŞİD hatiplerinin etkisi altında fark edilir şekilde radikalleştiler. Bu dönemde ılımlı liderleri hedef alan insan kaçırmalar, uydurma ceza davaları, yargısız infazlar ciddi şekilde artmıştı.

askandarov-kurban-namaz

O dönemde bu tür sert, hukuk dışı eylemlerin radikalleşmeye götüreceğini söylemiştik. Öyle de oldu, ama radikalleşme farklı bir senaryo ile, beklemediğimiz şekilde gerçekleşti. Daha fazla gencin ormana gideceğini, Kafkasya Emirliği lideri Kebekov’un yanında olacağını düşünmüştük, ama IŞİD’e katılmaları ve Suriye’ye toplu akımları gördük. Bunun Kebekov’un sivilleri tehlikeye atan saldırılar, kadınların cephede bulunması ve intihar eylemlerini yasaklamasıyla kısmen bağlantılı olabileceğini düşünüyorum.

Bazı direnişçiler için Kafkasya’da savaşmak çok meşakkatli ve ilgi çekmez oldu, IŞİD’de bulunmak ise daha avantajlı. Ve IŞİD’in “başarısı” ve propaganda gücü gençler üzerinde oldukça etkili. Rusya için bu durum, bir taraftan iyi, çünkü burada savaşanlar ve dolayısıyla insan kaybı azalıyor.

Fakat diğer taraftan, gidenlerden bir kısmının çok daha sert ve radikal ideoloji ile geri dönmesi riski var. Bu durumda sivil halkı da kapsayan acımasız eylemlere başvuracaklardır.

Rus toplumunun kayıtsızlığı Kafkasya’nın sivil hak ve özgürlükler açısından gelişmesine imkan vermedi.
Boris Nemtsov’un Moskova’da öldürülmesinin üzerinden geçen son üç ayda Kuzey Kafkasya’ya, özellikle de Çeçenya’ya ilgi arttı. Bunda, Nemtsov cinayetinin izinin Çeçenya’ya uzanması ve bir çok vatandaşımızı rahatsız eden Kadirov rejiminin görünür olması etkili oldu.

Bir çokları Çeçenya’daki rejimden, Rusya kanunlarının oradaki uygulamasından, Kremlin ve Kadirov arasındaki ilişkilerinin mahiyetinden hoşnut değil.

Son aylarda Çeçenya herkesin ilgisini çekmeye başladı. Yaklaşık yirmi yıl boyunca pek az kişi oradaki insan hakları ve Rusya kanunlarının ihlalleriyle ilgilenmişti. Ama şimdi birden toplum için ilgi çekici ve önemli hale geldi.

Bence bu iyi bir gelişme, Rus toplumunun kayıtsızlığı Kafkasya’nın sivil hak ve özgürlükler açısından gelişmesine imkan vermedi. Zira ülkenin bir kısmı diğer kısmında yaşananlara kayıtsız olduğunda keyfilik ve dokunulmazlık durumu oluşuyor. Çeçenya’ya ve kısmen Dağıstan’a yönelen bu yeni ilgi bölgenin problemlerinin çözümünde yapıcı bir rol oynayabilir.

Kaynak: Kavpolit

Çeviri: Ajans Kafkas

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone