Geçmişe Saygı, Geleceğe Sorumluluk: Drau Vadisi Projesi ve Kafkas Vakfı ile Anlamlı Yolculuğumuz
Bazı projeler vardır; sadece bir etkinlikten, bir ziyaretten veya bir organizasyondan ibaret değildir. Bazı projeler insanın hafızasına, kimliğine ve vicdanına dokunur. Drau Vadisi Projesi de bizim için tam olarak böyle bir anlam taşımaktadır.
Avusturya Çerkes Derneği olarak Kafkas Vakfı ile ilk kez 2025 yılının Şubat ayında bir araya geldik. O gün yapılan görüşmede bize Drau Vadisi ile ilgili düşünceler ve proje hedefleri anlatıldığında büyük bir heyecan duyduk. Çünkü bu konu yalnızca Kafkas Vakfı’nın gündeminde olan bir mesele değildi; aynı zamanda uzun zamandır bizim de üzerinde düşündüğümüz, hayata geçirmek istediğimiz çalışmalar arasında yer alıyordu.
1945 yılının baharında, İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde yaşanan Drau Faciası, Kuzey Kafkasya halklarının hafızasında derin izler bırakan trajik olaylardan biridir. Savaşın yıkıcı ortamında, özgürlük ve güvenlik arayışıyla Avrupa’ya gelen binlerce Kuzey Kafkasyalı, Drava Nehri kıyılarında büyük bir insanlık dramıyla karşı karşıya kaldı. Yaşanan sürgünler, zorla iadeler, kayıplar ve ölümler yalnızca o dönemin insanlarını değil, sonraki nesilleri de etkileyen derin bir acı bıraktı.
Bizler diasporada yaşayan Çerkesler ve Kuzey Kafkasyalılar olarak bu tarihi yalnızca kitaplardan öğrenmiyoruz. Bu acılar, büyüklerimizin anlattığı hikâyelerde, aile hafızalarımızda ve toplumsal bilincimizde yaşamaya devam ediyor. Bu nedenle Drau Vadisi bizim için sadece bir coğrafi bölge değil; aynı zamanda hafızanın, saygının ve sorumluluğun sembolüdür.
Kafkas Vakfı Başkanı Sayın Veysel Bey ile gerçekleştirdiğimiz ilk ziyaret sırasında Irschen Köyü’ne gittik. Bu ziyaret bizim için oldukça anlamlıydı. Öncelikle bölgede bulunan anıtı ziyaret ederek geçmişte yaşananları yerinde hissetme fırsatı bulduk. Anıtın önünde dururken, tarihin sessizliğinin aslında ne kadar güçlü bir mesaj taşıdığını bir kez daha gördük.
Anıt ziyaretinin ardından, yıllardır büyük bir özveriyle anıtın bakımını ve temizliğini üstlenen aileyi ziyaret ettik. Onların gösterdiği vefa ve insanlık örneği bizleri derinden etkiledi. Tarihe sahip çıkmanın yalnızca anıtlar dikmekle değil, onları yaşatmakla mümkün olduğunu bir kez daha anladık. Bu ailenin yıllardır sürdürdüğü emek, geçmişe duyulan saygının en güzel örneklerinden biriydi.
Daha sonra belediyede gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sırasında belediye sekreteri bizleri Irschen Köyü Tarih Derneği Başkanı Herr Mandler ile bir araya getirdi. Kendisine projelerimizi ve hedeflerimizi anlattığımızda büyük bir ilgi ve heyecanla karşılandık. Herr Mandler’in konuya olan duyarlılığı ve desteği, projemizin yerel düzeyde daha güçlü bir şekilde karşılık bulmasına önemli katkı sağladı. Yapılan görüşmelerde ortak hafızanın korunması, tarihî bilincin gelecek nesillere aktarılması ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi konularında verimli fikir alışverişlerinde bulunuldu.
Bu görüşmelerin ardından 2025 yılının Mayıs ayında Drau Vadisi’ndeki ilk kapsamlı proje faaliyetimizi gerçekleştirdik. Bu çalışma yalnızca bir anma programı değildi. Aynı zamanda geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurma girişimiydi. Farklı ülkelerden gelen insanların aynı amaç etrafında bir araya gelmesi, ortak hafızaya sahip çıkması ve tarihin unutulmaması için çaba göstermesi son derece değerliydi.
İlk projenin ardından Kafkas Vakfı ile ilişkilerimiz daha da güçlendi. Sürekli iletişim halinde olduk, fikir alışverişinde bulunduk ve gelecekte yapılabilecek çalışmalar üzerine değerlendirmeler gerçekleştirdik. Bu süreçte Sayın Veysel Bey ile yalnızca proje ortağı olarak değil, aynı zamanda dost olarak da yakın bir çalışma yürüttük.
Özellikle Avrupa Birliği projeleri konusunda bizlere aktardığı bilgi ve deneyimler son derece kıymetliydi. Avrupa’daki sivil toplum çalışmalarının nasıl geliştirilebileceği, uluslararası fonların nasıl değerlendirilebileceği ve uzun vadeli projelerin nasıl planlanabileceği konularında bizlere önemli katkılar sundu. Bu sayede yalnızca bir proje gerçekleştirmedik; aynı zamanda kurumsal anlamda yeni bakış açıları kazandık, vizyonumuzu genişlettik ve geleceğe daha güçlü bakmaya başladık.
2026 yılında ise bu iş birliği daha da büyüdü. Avusturya Çerkes Derneği olarak Kafkas Vakfı ile yeniden aynı hedef doğrultusunda bir araya geldik. Bunun yanında Avrupa’nın farklı ülkelerinde faaliyet gösteren birçok Kuzey Kafkasya kültür derneği ve duyarlı sivil toplum kuruluşu da bu çalışmalara destek verdi. Böylece Drau Vadisi etrafında şekillenen bu ortak hafıza çalışması uluslararası bir dayanışma örneğine dönüştü.
2026 yılında gerçekleştirdiğimiz proje, en az 2025 yılındaki çalışma kadar anlamlı ve başarılı geçti. Katılımcıların ilgisi, yapılan görüşmeler, gerçekleştirilen ziyaretler ve ortaya çıkan birlik ruhu hepimize umut verdi. Geçmişin acılarını anarken aynı zamanda geleceğe dair ortak hedefler oluşturmanın mümkün olduğunu gördük.
Bugün geriye dönüp baktığımızda Kafkas Vakfı’nın bizlere kattığı değerleri birkaç cümleyle anlatmak kolay değildir. Çünkü bu katkılar yalnızca bir proje veya etkinlik kapsamında değerlendirilemez. Kafkas Vakfı bizlere tarihî hafızanın korunmasının önemini, kurumsal iş birliğinin gücünü ve uluslararası perspektifle düşünmenin gerekliliğini gösterdi.
En önemlisi ise, geçmişte yaşanan acıları unutmadan geleceğe umutla bakabilmenin mümkün olduğunu hatırlattı.
Bu vesileyle başta Kafkas Vakfı Başkanı Sayın Veysel Bey olmak üzere projelerde emeği geçen herkese içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Drau Vadisi’nde yaşanan trajedinin unutulmaması, hayatını kaybeden insanların hatırasının yaşatılması ve gelecek nesillere doğru şekilde aktarılması için gösterilen çaba son derece kıymetlidir.
Bizler Avusturya Çerkes Derneği olarak bu anlamlı yolculuğun bir parçası olmaktan büyük onur duyuyoruz. Geçmişin emanetine sahip çıkmaya, ortak hafızamızı korumaya ve gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz.
Çünkü hafızasını koruyan toplumlar, geleceğini daha sağlam inşa eder.
Saygı ve minnetle.
Yusuf Atik
AXA Dernek Başkanı










