Ufuk Tavkul kültür sanat programında Karaçay-Balkar edebiyatını anlattı

TRT Avaz’da yayınlanan Kültür Sanat Avaz programına konuk olan Prof. Dr. Ufuk Tavkul, Karaçay-Balkar edebiyatı, İsmail Semenov ve Kazim Mechiev’i anlattı.

Kafkas halklarının etkileşiminin altını çizen Prof. Dr. Tavkul, Karaçay-Balkar edebiyatının bütün Kafkas halklarının mitolojik destanı olan Nart destanıyla başladığını söyledi.

İsmail Semenov için, “Karaçay-Balkarların son halk ozanı (cırçı) denilebilir. Ondan sonra bu gelenek bitmiş gibi görünüyor. Yerel ozanlar günümüzde de var fakat bu geleneğin aslına uygun son temsilcisi Semenov’dur.” ifadesini kullanan Prof. Dr. Tavkul, Semenov’un komünizmi öven şiirlerinin 1936-37’li yıllarda Sovyetler tarafından basıldığını, 1940’lı yıllardan itibaren Sovyetler ve Stalin iktidarını eleştiren şiirler yazdıktan sonra ise adının tamamen ortadan kaldırıldığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Tavkul, Rusça bilmeyen ve şiirlerini Arap harfleriyle Karaçay-Balkarca yazan İsmail Semenov’un “Benim ilham kaynağım Kuban ırmağıdır. Onun kıyılarında yürürken sularının şırıltısı yüreğime melodiler getirir ve o melodilere ben söz yazarım.” sözlerini aktardı.

İslamiyet’in Karaçaylar arasında yayılmasının geç bir döneme rastladığına da değinen Prof. Dr. Tavkul, 1700’lerde Osmanlı-Anadolu’dan dini yaymak için gelen hocalarla İslam’ın kök salmaya başladığını, ancak esas yayılmanın Rus-Kafkas Savaşları sırasında, bölgedeki din savaşında gazavatın milli kimliğe dönüşmesi sonucu gerçekleştiğini ve İslam’ın yayılmasının Kafkas halkları arasında bütünleştirici bir kimlik ortaya çıkardığını kaydetti.

Prof. Dr. Tavkul, Cırçı isimli halk ozanlarının İslam’ın yayılmasına etki ettiğini, İsmail Semenov’dan da önceki temsilci Balkar ozanı Kazim Mechiev’in halkın sosyal dertleriyle ilgili şiirler söylerken bir taraftan da İslamiyet’i anlatan dörtlüklerle halka dini sevdirdiğini, Mechiev’in dörtlüklerinin Türkiye’deki Karaçay-Balkarlar arasında yaygın olduğunu belirtti.

Program 2018’den beri yayında olan” Mingi Tav” dergisinin tanıtımıyla sona erdi.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone

Yorumlar
  1. ”Nart” tek bir kaynaktan çıkan ancak diğer kafkas halkları tarafından da benimsenen veya yayılan bir destandır…. Nart kelimesi hangi dilde anlam buluyorsa ki… Herkesin bildiği gibi en kadim halklardan biri olan Adigelerin dili Adigece bir kelimedir. Gerçekte bir Adige destanıdır. Ama bu kadar da büyütmeye gerek yoktur… sonuçta herkes Adem ve onun yaratıldığı aynı cevherden yaratılan insanlardan gelmektedir. Yani Nart Destanı da diğer destanlar gibi bir Adem oğlu Adem destanıdır. Böylelikle de çok fazla kendisinin gibi sahiplenenler ayıp ederler…