Çeçen komutandan mektup: Liderler birleştirmeli

Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri İslami Tugay Komutan Emir Hamza, Çeçenler arasında Kafkasya Emirliği’nin ilanından kaynaklanan tartışmaların taraflarını yapıcı olmaya çağırdı.

Bir mektupla düşüncelerini aktaran Emir Hamza, liderlerin görevinin ayırmak değil birleştirmek olduğu mesajı verdi.

Emir Hamza’nın değerlendirmesi şöyle: “Bugün Allah’ın bana verdiği akılla aramızda çıkan fitnelerin bazıları hakkında konuşmak istiyorum, düşüncemi söylemenin görevim olduğunu düşünüyorum. Aramızda şaşırtıcı şeyler ortaya çıktı ve devam ediyor, bunlar direniş gösteren mücahitlerin kalbini yakıyor. Düşünürsen hem dünyada hem Allah karşısında onlardan ötürü kaybettiğimizi görürsün ve galiba şu ana kadar cihatta ölmüş olanlar bize göre avantajlı. Bizler birbirimize damga vurmakta, birbirimiz hakkında iyi olmayan şeyler söylemek konusunda çok sabırsız, hatta birinin yüzüne vuracak bir şey yoksa yine de hızlıca bunun için bazı sebepler düşünüyoruz. Düşünce kahrediyor; uzlaşıya kavuşarak yeni nesle Allah’ın bize ne buyurduğunu gösterebilecek miyiz? İşlerimizden iyi bir şeyler çıkacak mı acaba? Çünkü aramızda dönen dedikodular ve uzlaşı olmaması bu umutları bizden alıyor.

‘Emirlik’ ilan edildiğinden beri duymadığımız bir şey kalmadı: Birileri bunun Rusların işi olduğunu, diğerleri bu münakaşaların Avrupa’dan geldiğini ve onları Ahmed Zakayev’in yaydığını söylüyor. Ama bence tüm bunlar düşmanlarımızın işi. Ahmed Zakayev’siz de, Çeçenya devletinin var olması gerektiği konusunda bugün bizim herhangi bir şüphemiz yok, çünkü devletimizi, inanç ve özgürlüğü koruyarak devlet başkanlarımız, emirlerimiz ve binlerce mücahidimiz şehit oldu. Ve bizim en önemli görevimiz, binlerce vatandaşımızın uğruna öldüğü şeyi korumaktır. Ve Allah’a şükür şimdilik bu devletin temellerini muhafaza ediyoruz. Başka türlü düşüncen emirliğe de başkan olabilir, bence böyle. Ama Çeçenya devletini savunan kişiyi tağut olarak adlandırılmasına izin verilemez. Emirlik kurmak için devletimizi yok etmek gerekmez, ve eğer en son Kafkasya Emirliği yapısına girerse, bu daha da iyi olur, çünkü etrafındaki Müslüman emirlikleri güvenliğimizi güçlendirir. Bu iki şey arasında bir çelişki olduğunu düşünmüyorum, biri diğerine engel olmuyor. Ama buna üç-dört kişinin karar vermemesi lazım. Ve bu konuda bir eksiklik daha çok iyi görülüyor: Bazı kişiler kendilerini haklı çıkarmak için Allah’ın sözünü kullanarak, isteyerek veya istemeyerek bizi ayırmak için gayret gösteriyorlar, büyük çalışmalar yürütüyorlar. Bana sorulacak olursa bu konuda yapılan en kötü şey, Çeçenya dışında bulunan insanlara damga vurarak, o insanları evde olanlardan ayırmaya çalışmaktır.

Kesinlikle inanıyorum ki Çeçenya dışında olan bu insanlar, Ahmed Zakayev, Uvays Ahmadov ve arkadaşları, kinciliği veya düşmanlığı pekiştirmiyorlar ve hiçbir zaman benim ve savaşçı arkadaşlarımın üzerinde bulunduğu yoldan ayrılmazlar. Ama biliyorum ki, Çeçenya sınırları dışında, ‘Emirlik’ ile ilgili konuyu düşünmüş olan başka insanlar da var. Onlar bu ‘Emirliği’ müzakere etmenin günah olduğunu bile söylüyorlar, ama biz biliyoruz ki bu böyle değil, çünkü Allah Müslümanlara düşüncesini özgürce söylemek konusunda ezeli hak verdi ve biz insanlara bu haktan men edemeyiz. Ben, Ahmed Zakayev’in bu olaya savaş arkadaşlarımızın ve Çeçenya dışındaki temsilcilerin görevlendirmesi üzerine çekildiğine inanıyorum ve biz onlara güveniyoruz. Bundan dolayı bizim görevimiz, bu insanları dikkatlice dinlemek. Biz bunsuz da zaten büyük veya küçük çok hatalar yaptık. İnanıyorum ki, Çeçenya devlet taraftarı bu insanların fikir birliği içindeki iddiaları tek bir kişinin düşünceleri değil; Evde olan yöneticilerimizin onları dinlemesi, onlarla istişare etmesi gerektiğine inanıyorum. Eğer onların iddiaları bize hatalı görünürse, bu olayı Şeriat Mahkemesi’ne vermek gerekir, eğer birileri Şeriat Mahkemesi’nin kararına karşı çıkarsa, bizlerin onları başka önlemlerle durdurması gerekir.

 

Bizler hangi niyetlerle bu yola girdiğimizi hatırlıyoruz ve kimlerin düşmanımız olduğunu iyi biliyoruz. Bugüne kadar Allah yolunda mücadele edenler için Emirlik ilanı veya başka bir şey arasında büyük bir fark olduğunu düşünmüyoruz. Ama bizler, tecrübeli savaş arkadaşlarımızı düşman olarak gösterme gayretinde olanlardan hoşnut değiliz. Emirlik ilan edilebilir, tüm Kafkasya serbest bırakılabilir, ama çeşitli sebeplerle Çeçenya dışında olan, evini ve malını kurban vererek orada yaşayan ve orada okuyan gençleri, onların bizim yolumuzda olmadığını iddia ederek düşman yapmaya çalışmak doğru değil. Onlar bizim, biz onların ve bu davanın kolu o kadar uzun ki, onlara da uzanabilir. Bu insanlar sayesinde biz bugün mücadele ediyoruz, başarılar elde ediyoruz ve zafere inanıyoruz. Ama tüm bu fitnenin kaynaklandığı kişi her zaman bizim davamızdan uzak durdu ve kendi postunu korumaya çalıştı.

 

Bu yolda mücadele eden herkes kardeştir ve başımızda olanın görevi parçalamak değil birleştirmektir. Her kim onları bizden ayırmaya çalışırsa çalışsın, onlar açıkça küfür ilan etmedikçe bizim kardeşlerimiz olarak kalacak, eğer bunu açıklarlarsa o zaman daha sonra onlara karşı tavrımızı açıklarız. Ama biz bu insanlara damga vurulmasına, lekelenmelerine izin vermemek için çalışıyoruz, çünkü onlar bizim için değerli, onlar bizim savaş arkadaşlarımız. Ve başımızda olan kişinin Çeçenya dışında olanları sadece tek gözüyle görmemesi gerekir; herkes onun kan bağı akrabası olamaz, bundan dolayı gözü ve kulağının açık olması gerekir, çünkü sorumluluğu büyük. Eğer birileri meydana gelenleri başka bir bakış açısıyla görüyorsa, ona zedeleyici damgalar vurmak, başka tarafa almak doğru değil. Eğer onlar, meydana gelenler hakkında düşünceleri olduğunu söylüyorlarsa, evde olan bizlerin onları dinleme sorumluluğumuz var. Hiç kimse bu savaşı bizden zorla alma gayretinde değil.

 

Durumumuzla ilgili bir örnek getireyim: Kendi devletini inşa etmek için mücadele eden ‘Taliban’ adında bir hareket var. Ve onlara yardım etmek için çabalayan, onların yanında savaşan birçok halk temsilcisi var. Ancak onlar önceden de şimdi de devletlerini Afganistan olarak adlandırıyorlar ve devletlerinin sınırlarını belirlediler. Bu ne anlama geliyor? Neden onlar ‘Orta Asya Emirliği’ ilan etmediler? Neden onlar devletlerine Özbekistan, Tacikistan, Pakistan’ın dahil olduğunu söylemiyorlar? Onların İslami bilgisi ve politikası daha mı az? Onların Şura’sı 300 kişiden oluşuyor. Bana göre, onların akılları bizden daha fazla; onlar bizden iki-üç adım uzağını görüyorlar. Şimdi inanan insanlar olarak, Çeçenya dışında ve evde olan bizlerin görevi, meydana gelen olaydan ders çıkarmak, dağılmanın şiddetlenmesine izin vermemek. Artık kavgacıların hayallerinden biraz uzak durmanın, bu dünyanın büyük ve çeşitli olduğunu anlamamızın zamanı geldi. Ve devletimizin özgürlüğünü ve halkımızın imanını korurken inşallah şehit olmuş olan, bizden öncekiler gibi mücadelemize devam edelim ve bunu tağut olarak düşünmüyoruz. 

 Yüce Allah’dan doğru sözler söylememiz konusunda yardım etmesini, doğru adım atmamıza yardım etmesini istiyoruz. İmanımızı güçlendirmesini, akıl ve uzlaşı vermesini istiyoruz. Düşmana karşı zafer nasip etmesini ve ülkemizi onlardan kurtarmasını istiyoruz. Amin!” CHPRS/ÖZ/FT

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone