Gürcistan’da sıkıyönetim

Tiflis – Gürcistan’da 2003’te Batı desteğinde eski ‘Sovyet artıklarını temizlemek’ için ‘Güller Devrimi’yle iktidara gelen binr zamanların demokrasi şampiyonu Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili barışçıl gösteri yapan muhalefete karşı demir yumruk kesildi.

Eylülde kendine bayrak açan eski Savunma Bakanı Irakli Okriaşvili’yi yolsuzluk suçlamasıyla tutuklayıp ardından Almanya’ya sürmesiyle tetiklenen muhalefeti dün gün şiddetle bastıran Saakaşvili, 48 saatliğine ilan ettiği sıkıyönetimi 15 günü uzattı. Gösteri, toplantı, bildiri yasağı gelirken okullar tatil edildi. Haber toplama ve yayımlama yasağıyla medya susturuldu. İkinci bir ‘Gül Devrimi’ni engellemeye çalışan Saakaşvili, ilk darbeyi muhalefetin sesi İmedi ile Rustavi 2 televizyonlarına vurdu. İki kanalın kanalın yayımları durdurulurken, devlet televizyonu hariç diğer kanalların da haber bültenleri kaldırıldı. Amerikan Kongresi’nin finanse ettiği Özgürlük Radyosu’nun Gürcüce yayınının sesi kısıldı. Parlamento dahil kamu binaları ile Saakaşvili’nin konutu güvenlik kordonu altında alınırken, Tiflis metrosu durdu. Saakaşvili sıkıyönetimin gerekçesini "Darbeyi önlemek" diye açıklarken muhalefeti de Rus istihbaratının organize ettiğini öne sürdü. Önceki gün çevik kuvvetin plastik mermi, sopa, tazzikli su ve gözyaşartıcı bombayla darmadağın ettiği muhalefet meydanlardan çekilirken sokaklar kamuflajlı polislere kaldı. Önceki günkü olaylarda yaralananların sayısı da 589 olarak açıklandı.

Moskova ile kriz derinleşiyor

Saakaşvili’nin muhalefeti Rusya’nın kışkırtığını öne sürüp casus diye üç Rus diplomatı sınırdışı etmesiyle patlak veren diplomatik kriz de derinleşti. Rus Dışişleri derhal üst düzey üç Gürcü diplomatı sınırdışı ederek misilleme yaparken Tiflis’teki Rus Büyükelçisi Vyaçeslav Kovalenko da Tiflis’in tutumunu "Görülmemiş kışkırtma" diye eleştirdi.

Rusya’ya gün doğdu

Ayrıca Batı’nın el üstünde tuttuğu Saakaşvili, darbeci generalleri kıskandıran tarzıyla Rusya’ya beklediği fırsatı verdi. Rus Dışişleri sözcüsü Mihail Kaminin "Gürcistan’ın çok ciddi bir insan hakları krizinin eşiğinde" dedi. Batılı uyarıların tonu ise düşük oldu. Saakaşvili’nin üyeliği hedeflediği NATO, "Sıkıyönetim ve medyanın karartılması Avrupa-Atlantik değerleriyle uyuşmuyor" eleştirisini yaparken, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Gordon Johndroe, iktidar ve muhalefete şiddetten uzak durup diyaloğa geçmeyi salık verdi. AB Dış politika temsilcisi Javier Solana da, "Farklılıklar demokrasi içinde çözülmeli" demekle yetindi. Fransa’da şiddetin kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Saakaşvili’nin 2003’te kitlesel gösterilerle devirdiği eski Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze ise ‘oh’ dercesine, "Saakaşvili’nin yerinde olsaydım istifa ederdim. Sağlığım elverseydi, halkın yanına gösteri alanına inerdim" diye konuştu.
Eylemlerinin altıncı gününde susturulan muhalefet ise buruk. Muhalif vekiller bugünkü parlamento oturumunu protesto ederken liderlerinden Giorgi Haindrava açlık grevine başladı.
Cumhuriyetçi Parti lideri David Usupaşvili de 10 partiden oluşan muhalif cephenin karizmatik bir liderinin olmamasından yakındı. Saakaşvili’ye alternatif olarak düşünülen Okruaşvili ise geçen aydan beri Münih’te bir nevi sürgün. Gelecek Partisi lideri Giorgi Mayisaşvili ise sıyıyönetim kaldırılmazsa sivil itaatsizlik ilan edeceğini söyledi.

Bugün akşam saatlerinde ise Saakaşvili muhalefetin seçimlerin nisan yerine güzün yapılmasına itirazına "Madem erken seçim istediniz, ben daha da erkene alıyorum, seçimler 5 Ocak’ta" resti çekti. Cumhuriyetçi Parti’den Tina Hidaşveli bunu muhalefetin zaferi olarak değerlendirdi. Ancak Gürcü lider genel seçimlerin tarihine ilişkin yeni bir öneride bulunmadı. Saakaşvili, 2009’daki  devlet başkanlığı seçimleri ile 2008 nisanındaki genel seçimleri birleştirip 2008 sonunda yapılmasının kararlaştırmış, muhalefet de buna isyan etmişti. (Ajans Kafkas)

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone