Vatansever bir Çeçen tarihçi: Muzayev Magomed Nurdinoviç

Çeçenya Cumhuriyeti Hükümet Arşiv İdaresi Başkanı olan Muzayev Magomed Nurdinoviç tanınmış bir tarihçidir. Nurdinoviç, 200’den fazla tarihi ve sosyo-politik bilimsel çalışmanın yazarı aynı zamanda.

Nurdinoviç, 70’li yıllarda SSCB’de gençler arasında düzenlenen sosyal bilimler yarışmasının kazananı oldu. Aynı zamanda “Çeçenya Cumhuriyeti” ve “İnguşetya Cumhuriyeti” hizmet nişanı ile ödüllendirildi.

Muzayev Magomed Nurdinoviç, 12 Haziran 1941’de Şali bölgesinin Belgatoy köyünde, tanınmış şair Muzayev Nurdin Camaldinoviç’in ilk bebeği olarak dünyaya geldi. Ona peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) ismi verildi; Magomed. Nurdinoviç, bu ay 70 yaşına bastı. Magomed yarım asrı aşan yaşını sevdiği işe, tarihçiliğe adadı. Çeçen-İnguş Devlet Pedagoji Enstitüsü (ÇİGPİ) Filoloji Fakültresi’ni 1964’de bitirdikten sonra devlet müzesinde araştırmacı olarak çalıştı. Ardından bir süre Bilimsel Araştırma Enstitüsü’nde çalıştıktan sonra, devlet müzesindeki araştırmalarına geri döndü. Magomed hakkında birçok makale yazıldı. Ancak bence onun hakkındaki en iyi yazı, gazeteci Mariya Karışeva’nın “Çeçence Dersleri” kitabının bir bölümünü oluşturan “Bilgin, Gazeteci, Hatip” yazısı

Magomed tam bir Çeçen. Yani üstün zekalı, cesaretli, dürüst, edepli, nezaket sahibi, ölçülü ve aydın bir kişi.

Henüz Çeçen-İnguşetya Devlet Pedagoji Enstitüsü’nde bir öğrenciyken, KGB çalışanları arkadaşı Daurbekov’u, milliyetçilik suçlamasıyla göstermelik bir mahkemede suçlarken bu karakterini göstermişti. İddia makamındakilerle tartışmaya giren Magomed, arkadaşını savundu. Bu tartışmanın sonucu olarak neredeyse enstitüden atılıyordu.

Tekerleği yeniden icat etmeye gerek yok. Bu sebeple, makalemde, Mariya Katışeva’nın “Çeçence Dersler” kitabında Magomed Nurdinoviç Muzayev hakkında yazdığı yazıdan alıntılar yaparak ilerleyeceğim.

Muzayev aile fotoğrafı_resim_vesti95Mariya Katışeva, Magomed’in bu dönemiyle ilgili, “Bu, Magomed Muzayev’in adaletsizlik ve hile ile karşı karşıya kaldığında nasıl tepki verdiğini gösteren en güzel örneklerden biridir. O, okul yıllarından beri, her zaman adaletsizliğe bu şekilde, sertçe bir tepki vermiştir. O yöneticilerin, nefretini üzerine çekme pahasına her zaman bu şekilde tepki gösterdi ve çekti de. Ama hiçbir zaman başka türlü davranmadı. Çünkü onun karakteri böyleydi. Adalet duygusu onun en belirgin özelliklerinden biridir” diye yazıyor.

Enstitüyü bitirdikten sonra Magomed devlet müzesinde çalışmaya başladı. Ama onun hayali, her zaman arşiv araştırması yapmak ve bilimsel makaleler yazabilmek için Bilimsel Araştırmalar Enstitüsü’ne (Nİİ) girmekti.

Seksenli yıllarda, cumhuriyet yönetimi, tarihçi Vinogradov aracılığıyla “Çeçenya’nın Rusya yapısına gönüllü girdiği” tezini ileri sürerek, tarihi tahrif etmeye başladı. Üç vatansever tarihçi, Abdullah Vatsuyev, Yakub Vagapov ve Magomed Muzayev, bu teze karşı çıktı. Bu karşı çıkışlarını Nİİ’deki kariyerleri ile ödediler. Onları enstitüden kovdular. Magomed bir süre petrol alanlarında sondajcı olarak çalıştı, ardından asfalt-bitüm fabrikasına işçi olarak girdi.

Magomed diyor ki, “Bazıları, bizim Vinogradov’a sadece tarihi tahrif ettiği için karşı çıktığımızı düşünüyor. Diğerleri ise milli Vaynah kahramanlarını küçümsediği için karşı çıktığımızı söylüyor. Üçüncü bir grup ise daha küçük sebeplerden karşı olduğumuzu sanıyor. Fakat mesele bunların hiçbiri değil. Vinogradov, halkların birbirlerine besledikleri kardeşlik duygusu üzerinden spekülasyonda bulundu. Bu şekilde milletler arasındaki güzel ilişkilerin bozulmasını sağladı. Güya seni kucaklıyorlar, ancak aynı zamanda sırtına bıçağı saplıyorlar. Açık bir şekilde yapılan şovenizm ve ırkçılık, bu yapılan ikiyüzlülük kadar iğrenç değildir. Sahte tumturaklı sözler beni çileden çıkardı” (Mariya Katışeva, Çeçence Dersler).

“Her yaratıcı insanın yaşamında, kaderin ona kendini ifade etmesi için tüm imkanları verdiği ve kendi çağında olduğunu hissettiği bir zirve dönemi olur. Ama bu duyguyu yaşamının her döneminde yaşayan insanlar da var. Bunlar sanki birkaç hayat yaşıyorlar. Vatsuyev, Vagapov ve Muzayev için en zirve dönemler vinogradovşina ile mücadele yılları oldu. Bu yıllar bir bakıma endişe ve mahrumiyet yıllarıdır. Ama aynı zamanda, bu yıllar onlara büyük bir popülarite de getirmiştir.” (Mariya Katışeva, Çeçence Dersler).

Magomed Muzayev, 1988’de, bilimsel çalışmalar müdür yardımcısı seçildi. Rusya’da demokratikleşme yıllarıydı ve Çeçenya’da tarihi gerçeklerin yeniden inşa dönemi başlamıştı. Rus-Kafkas savaşı ve sürgün ciddi anlamda araştırılıyor, eski yerleşim yerlerine arkeolojik geziler organize ediliyordu.

Tanınmış tarihçi Dalhan Hajayev, 1992’de tarih müzesinde arşiv işleri departmanı başkanı oldu ve Magomed’i kendisine yardımcı olması için Milli arşiv müdürü olarak davet etti. Bu iki iyi tarihçi, siyasi görüşleri aynı olmamasına rağmen, sonuna kadar birbirlerine karşı saygılı oldular ve aralarında en ufak bir anlaşmazlık çıkmadı. Onları, çok acılar çekmiş halkı ve tarihlerine olan sevgileri birleştirdi.

SSCB’nin dağılması eski SSCB ülkelerinde birçok sorun meydana getirdi. Çeçenya’da da egemenlik oyunları başladı. Çeçen entelijansiyası kendilerini iki ateş arasında buldular. Magomed, olabilecekleri öngörerek, Dudayev hükümeti ve muhalifleri arasındaki düşmanlığa engel olmaya çalıştı. Yıkıcı eğilimler daha baskın çıktı. Sonrasında meydana gelen iki savaş, yüzbinlerce suçsuz Çeçen’in hayatına mal oldu. Şehirler ve köyler yıkıldı. Evler, müzeler, kütüphaneler, arşivler, okullar her şey Rus askerler tarafından yok edildi.

“Magomed Muzayev, her iktidarda otoritesi sabit kalan az sayıda insandan biridir. O, Çeçenya kadife devrimini alkışlamadı. Çeçen kongresi fikrine de, henüz hazır olunmadığının farkında olarak, karşı çıktı. Bununla birlikte, Çeçen kongresi yönetim kurulunun milliyetçi-radikal kanadı yönetime geldiğinde, ona, diğer birçok muhalif hakkında söylemiş oldukları, halk düşmanı ve Rus istihbaratının kuklası gibi isimler takmadılar. Tarihçi Muzayev hakkında bu tür şeyler söylemeye dilleri varmadı. Magomed’e bu tür şeyler yapışmadı, 80’li yıllarda milliyetçi etiketinin yapışmadığı gibi. Üstelik, profesyonelliği tüm rejimler tarafından kabul edildi, hem Dudayevciler, hem Dudayev karşıtçılarınca.” (Mariya Katışeva, Çeçence Dersler).

1994’de Magomed Muzayev kendisi gibi düşünenlerle (İnderbiyev Magomed, Bersanov Hocahmed ve diğerleri) birlikte Soykırım Komitesi’ni kurdu. Bu komite, kendi temel faaliyetleri dışında, aydınlara yardım etmekle ilgilendi ve ihtiyaç sahiplerine çeşitli yardımlarda bulundu. Bu komitedeki çalışmalarından ötürü Magomed, İçkerya yönetimince ödüle layık görüldü, fakat kabul etmedi.

Cohar Dudayev ve İçkerya Parlamentosu arasında anlaşmazlık yaşandığında, bu anlaşmazlığın büyümemesi ve iç savaşa dönüşmemesi için Magomed Muzayev ile Abuzar Adyamirov, tarafları barıştırmak için Dudayev’e gittiler.

Mayıs 1994’de Cohar Dudayev, Moskova’ya Yeltsin ekibiyle müzakereler için heyet gönderdi. Dudayev’in isteğiyle, Magomed Muzayev de bu heyetin içinde yer aldı.

Magomed, bir tarihçi olarak, müzakerelerde objektif olmaya çalıştığını söyler. Heyetle müzakereler, Lukyanov’un Snegiryak’taki yazlığında gerçekleşti. İlk başta müzakereler normal bir şekilde devam etti. Rusya, İçkerya heyetine, diğer cumhuriyetlere önerilmeyen, Rusya ile yapılacak konfederatif anlaşma önerdi. Ancak müzakereler, Zelimhan Yandarbiyev’in hırsları ve Yeltsin ekibindekilerin oyunları sebebiyle sona erdi. Halbuki bu görüşmeler olsaydı belki son iki savaş yaşanmayacaktı.

Son trajik askeri olaylar esnasında ülke arşivine muazzam bir hasar verildi. 1500 fondan 0,5’i sağlam kaldı! Bu milli bir felaketti. Ama, Magomed Muzayev’in başarılı başkanlığında arşiv, Çeçen tarihiyle ilgili belgelerin kopyaları ile tamamlandı. Arşiv, Çeçenya’nın tarihiyle ilgili on kitap yayımladı.

Çeçenya Cumhuriyeti Hükümeti Arşiv İdaresi ve lideri hakkında, sadece yerel basın değil, merkez medya da birçok metin kaleme alıyor ve hakkında televizyon programları yapılıyor. Kabardey-Balkar’da “Kuzey Kafkasya’nın Meşhurları” isimli bir kitap yayımlandı. Bu kitabın içinde Magomed Muzayev hakkında bir makale var. Muzayev sadece meslektaşları arasında değil, tüm ülkenin saygısını görüyor. Televizyona çıktığında ev hanımları bile işini bırakıyor ve çok acılar çekmiş halkımızın tarihi hakkındaki etkileyici konuşmasını dinlemek için televizyon karşısına geçiyor. Magomed, Çeçenya tarihinin kalpazanlarıyla mücadele eden bir tarihçi.

Kahramanımızın karakterinin oluşumu, gurbette geçirdiği okul yıllarında başladı. Keskin ve meraklı aklıyla, iktidarın, iftira ve haksızlıkla, halkına yaptığı adaletsizliği gördü.

Magomed diyor ki, “Daha Orta Asya’da lisede okurken, Rus tarihçilerin Çeçen tarihi hakkında yaptığı yorumlardan şüphelenmeye başladım. Onlar bizim vahşi bir halk olduğumuzu, hiç bir zaman bir devlete ve kültüre, yani bir tarihe sahip olmadığımızı söylüyorlardı. Ben bu iftiralara çok sinirlendim. Çeçenlerin, bilgili, gururlu, cesur ve özgür insanlar olduklarını göstermeyi hayal ettim. Çeçenlerin aslında zengin bir tarih ve kültüre sahip olduğunu biliyor, bu gerçeklerin bizden gizlendiğine inanıyordum. Tarihimizin kadimliğini gösteren bir çok delil savaşlarla yok edildi. Yok edilmeyenlere ise tarihçilerimizin ulaşımı engelleniyor. İşte bu sebepler beni tarihçi olmaya zorladı. Çocukluğumdan itibaren halkıma inandım” (Bibulatov Vahit. Oluşum Kökenleri).

İşte Magomed’in karakteri, gençliğinde böyle oluştu. O, bugün, Çeçen halkının gerçek tarihini anlatma hayalini gerçekleştirmiş bir tarihçidir.

Kaynak: Grozni İnform

Tercüme: Ajans Kafkas

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone