Kvarçeliya: Gürcistan askeri maceraya kalkışabilir

Sohum/Ajans Kafkas – Abhazya Sosyal Programlar Merkezi Müdür Yardımcısı Liana Kvarçeliya, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Abhazya ve Güney Osetya ile sosyal, ekonomik ve bilimsel alanlarda işbirliğini güçlendirme kararını Apsnıpress’e yorumladı.

Rusya’nın ambargoyu kaldırmasına tepki gösteren Batılılara “Ambargonun devam etmesinden ne gibi sonuçlar bekliyorsunuz; Abhazya’yı güçsüz bırakmak ve halkımızın varlığını tehdit altında bırakmak mı? Abhazya’nın Gürcü devleti içinde var olmak zorunda kalması barış için yapıcı esas olabilir mi?” diye soran Kvarçeliya Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’nin mayıstaki genel seçimler nedeniyle Abhazya’ya karşı silahlı bir çılgınlığa kalkışmasını ihtimal dışı görmüyor.

Putin’in inisiyatifini ve Gürcistan ile uluslararası topluluğun bunlara tepkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yaşananları herkes farklı yorumluyor. Abhazya’da örneğin, ülkenin ablukasını kaldıran her adım halk tarafından alkışlanıyor, ama bu insanların yaşananların jeopolitik iç yüzünü bildiği söylenemez. Birçok Rus siyasetçi, ambargonun kaldırılmasının ve üstelik Abhazya ile sıkı işbirliğinin Gürcistan’ın NATO’ya girme isteğini gidermek için bir araç olduğunu gizlemiyor. Bu da Abhazya’da hayal kırıklığına neden oluyor. Çünkü mantıken eğer Gürcistan Moldovya örneğini takip edecek olursa, Abhazya’nın tecrit edilmişliğinin giderilmesi konusundaki inisiyatiflerin hepsinin boşa gitmesine ve durumun yeniden kızışmasına neden olabilir.
Ama Gürcistan, Moldavya değil ve NATO’ya girmesi zaman meselesi, üstelik uzak da değil. Gürcistan halkının çoğunluğunun NATO’ya girişi desteklediğini ve bunun onların hakkı olduğunu unutmayacağız. Bir başka mesele, Gürcü araştırmacıların değerlendirmesine göre, halkın yarısından çoğu ve Gürcistan yöneticileri birliğe girişe, Gürcistan’ın ‘toprak bütünlüğünün’ yeniden sağlanması umudunu bağlıyor, bunun da bizi endişelendirmemesi mümkün değil.  
Batı’nın Putin’in inisiyatiflerine tepkisine gelince, burada yeni bir şey yok. Görülen o ki, Avrupa Birliği’nden bugün ayrılık bölgelerine yönelik daha esnek bir politika beklemek, çok şey beklemek anlamına geliyor.
Abhazya’ya ablukanın kaldırılmasının jeopolitik sonuçları hakkındaki konuşmaların tümünün ardında, aslında ambargonun kaldırılması olayında hiç değilse Abhazya halkına yönelik adaletin kısmen de olsa inşa edildiği şeklindeki gerçek kayboluyor. Bugün, maalesef, eğer kendi jeopolitik amaçlarına uygun değilse, adaleti tesis etmeye hazır tek bir taraf yok. Örneğin, Gürcistan’a siyasi irade gösterme ve ambargo rejimini ilk reddeden olmasına engel olan ne? Avrupa Birliği ve ABD’ye Abhazya’ya yönelik müeyyidelerin çözüme hizmet etmediğini ve onların kaldırılmasını istemesine ne engel oldu? Müeyyideler kesinlikle, zaten 1992-1993 Gürcü saldırısında zarar görmüş olan halkı boğdu. Aslında, Gürcü liderlerin müeyyidelerle ilgili çeşitli açıklamaları veya mültecilerle ilgili açıklamaları kesinlikle onların savaşı, o savaşı özellikle Gürcistan’ın başlattığı ve savaşın sorumluluk alınmasını gerektiren sonuçlarının olduğunu unuttuğu izlenimi oluşuyor. Maalesef batılı devletler de bunu hatırlamamayı tercih ediyorlar ve ciddi şekilde hiçbir şeye bakmadan (Kosova’ya bile) Gürcistan’ın toprak bütünlüğünün oluşturulmasını elde etmeye çalışıyorlar. Çıkan sonuç şu ki, Abhazya’nın ambargodan kurtulmasına şaşıranlar ve negatif açıklamaları olan NATO, AB temsilcileri ve ABD temsilcileri Abhazya halkına yönelik ihlallerin devam etmesini istiyor. Şunu sormak istiyorum, ambargonun devam etmesinden ne gibi sonuçlar bekliyorlardı; kesinlikle Abhazya’yı güçsüz bırakmak, halkımız için kabul edilemez adımlar atmaya zorlamak ve halkımızın varlığını tehdit altında bırakmak mı? Abhazya’nın Gürcü devleti içinde var olmak zorunda olması, barış için yapıcı esas olabilir mi?
 
Gürcistan’ın Abhazya sınırına silahlı güç yığdığı haberleri var. Sizce askeri hareketlerin yeniden başlaması ne kadar olası?

Saakaşvili askeri maceraya kalkışabilir. Ve sadece Rusya’nın attığı adımlardan ötürü değil. Gürcistan’da mayısta parlamento seçimlerinin yapılması gerekiyor ve muhalefetin zafer elde etmesi için iyi şansı var. Eğer Saakaşvili bu sefer de seçim sonuçlarını değiştirebilirse, o kesinlikle buna gayret edecek, yeni devrim kaçınılmaz. Devlet başkanlığı seçimlerinde muhalefet protesto etti ama belirli çizgiyi geçemedi, bundan dolayı da parlamento seçimlerinde rövanş almayı umut etti. Ama şimdi muhalefetin geri döneceği bir yer yok ve Saakaşvili de bunu iyi anlıyor. Bundan dolayı onun Gürcistan’da iyi hazırlanmış olan bir metoda başvuracağını ve halkının dikkatini örneğin Gal bölgesine çekmeye çalışacağını ihtimal dışı görmüyorum.
 
Son zamanlarda sıkça Abhazya konusunda Tayvan modelini duymak mümkün. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
 
Sorunuzu cevaplamadan önce belirtmek istiyorum ki, Kosova’yı Sırbistan’a döndürmek nasıl mümkün değildiyse, Abhazya’nın da Gürcistan yapısına dönmeyeceği aynı şekilde mümkün değil. Ne izolasyon, ne ambargo Abhazya’yın kendi yasal hedeflerinden vazgeçmeye zorlayamadı. Birçok batılı gazeteci ve siyasetçi, bize önem verdiklerinden değil, yorulmadan bağımsızlığımızı Rusya lehine kaybetmekten korkmuyor muyuz diye soruyor, çünkü Rusya tanımıyor ama her geçen gün daha fazla kendi yörüngesine çekiyor. Evet, eğer dünya Kosova’nın mükemmel bir olay olduğunu sihirli bir söz gibi tekrarlamaya devam ederse tam da böyle olacak. Bizim stratejik amacımız, bağımsız bir devlet olmak ve bölgedeki tüm ülkelerle, öncelikle de Rusya ile iyi komşuluk ilişkileri inşa etmek, aynı zamanda diğer dünya ülkeleri ve Avrupa Birliği ile ilişkileri geliştirmek. Tayvan modeli, bizim milli menfaatlerimize uygun değil. Bağımsız bir devlet olarak Abhazya’yı tanımayı reddetmek sadece  ‘Güney Kafkasya Tayvan’ statümüzü sağlamlaştırır. ÖZ/FT

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone