Ruslan Bzarov ile anadil üzerine: Oset kalbi Rusça atıyor

Ruslan Bzarov: “Anadilinizi matematik öğrenmek için kullanmıyorsanız, onunla vedalaşma zamanınız gelmiş demektir”.

Oset Dili ve Edebiyatı Günü 15 Mayıs’ta Kuzey Osetya’da kutlandı. 2003’den beri geleneksel olarak kutlamalar, Osetçeye büyük katkıları olan Hetakatı Kosta (Hetagurov), Kotsoytı Arsen (Kotsoyev), Malitı Georgi (Maliyev), Kolitı Akso (Koliyev) gibi yazarların mezarlarına çiçekler bırakılarak başlıyor. Çeşitli etkinlikler ve ödül törenleri yapılıyor.

Ancak Kafkasya’nın küçük halkları anadillerini koruma problemiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Anadiller resmi belgelerden çıkarıldı, konuşanları azalıyor, yazan neredeyse kalmadı.

Osetçenin, anavatanında ne durumda olduğunu, Kuzey Osetya Sivil Meclisi üyesi, Kuzey Osetya Devlet Üniversitesi öğretim üyesi, Kafkasya (özellikle İskit-Sarmat ve Alan tarihi ve kültürü) uzmanı, profesör Ruslan Bzarov OnKavkaz’a anlattı.

Timur Gazdarov: UNESCO’nun, Osetçenin yok olma eşiğinde olduğu değerlendirmesine katılıyor musunuz?

Ruslan Bzarov: UNESCO’nun ciddi bir değerlendirme ölçeği var, kriterler çok basit ve tartışmasız. Buna göre Osetçe ile beraber Kafkasya’da konuşulan diğer diller de dahil olmak üzere Rusya Federasyonu halklarının birçoğunun dilleri risk altında bulunuyor.

Bir bardak su isteyebilme becerisini dil bilmek olarak düşünmek, çok safça ve kesinlikle gerçeklikten kopmuş bir tasavvur

Günümüzde eğitim verilmeyen dil tehdit altında demektir. İnsanlar bu dille eğitim almaktan, iş görmekten, etraflarındaki dünya ile bu dille irtibat kurmaktan kaçtıklarında, onu aile içinde bıraktıklarında, dili sadece belirli şartlar altında idame ettirmiş olurlar.

Bundan dolayı, çocuklarıyla anadilde konuşan ama okul öncesi kurumlarda ve okullarda çocuklarının başka bir dille eğitim görmesini isteyenler aslında anadillerinin yok olması için oy kullanıyor.

Bir bardak su isteyebilme becerisini dil bilmek olarak düşünmek, çok safça ve kesinlikle gerçeklikten kopmuş bir tasavvur. Dil bilmek rahatça okuyup yazabilmektir. Bir dilin gelişimini ve hayatiyetini belirleyen tek şey sosyal fonksiyonudur. Eğer siz dili, matematik öğrenmek için, hiç değilse başlangıç sınıflarında kullanmıyorsanız, onunla vedalaşma zamanınız gelmiş demektir.

Osetçenin yeniden canlandırılmasıyla ilgili ne tür somut adımlar öngörüyorsunuz?

Eğer halk atalarının dilinden vazgeçiyorsa, anadili kendisine külfet haline gelmiştir. Anadil külfet haline gelince de kaçınılmaz olarak yok olur

Tanrıya şükür, Osetçe hala yaşıyor, şimdilik “canlandırılmaya” ihtiyaç duymuyor. Dilimizi büyük bir kültürel ve sosyal kaynak olarak kullanmamız lazım. Bu onun konumunu güçlendirme, korunma ve gelişim biçimi olacaktır.

Çok açık bir hakikat: halk dil için değil, dil halk için vardır.Milliyetçi nidaların, sitemlerin, duygusal tepkilerin, ne halka faydası olur ne de dile. Eğer halk atalarının dilinden vazgeçiyorsa, anadili kendisine külfet haline gelmiştir. Anadil külfet haline gelince de kaçınılmaz olarak yok olur.

Tarihte anadilini değiştirmiş çok sayıda halk var. Bu yüzden dil problemini insanların çıkarları ve toplumun refahına vurgu yaparak formüle etmek gerekiyor. Dillerin kaderi, halkın yaşam şartlarının bir türevidir. Ancak bu şartların değerlendirmesi, ciddi profesyonel bir meseledir, bir oylama veya istatistik konusu değildir. [Ed. Notu: Ebeveynlerin okul öncesi kurumlarda Osetçe ya da Rusça eğitim arasında seçim yapması ve ebeveynlerin etnik kimlikleri ile ilgili anketler kastediliyor]

Kültür ve bilim problemleri çok iyi bilindiği üzere oylama ile çözülmez. Yolcular pilotlarını kendi çevrelerinden seçmiyor, üniversite öğrencileri gelip geçen profesörlerce belirlenmiyor, konser dinleyicileri de şeflerin isteğine göre salona alınmıyor. Dil politikası hassas bir konudur.

osetce-neonMeseleye bu bakış açısıyla yaklaştığımızda Osetçenin bugünkü fonksiyonunun ve durumunun kesinlikle toplumun ve devletin çıkarlarıyla uyuşmadığını görebiliriz. Oset çocuklarının önemli bölümü (Güney Osetya’da tamamı, Kuzey Osetya’da kırsal bölgelerdeki çocuklar) Osetçeyi anadil olarak öğreniyor.

Fakat bu çocukların okul eğitiminde baştan itibaren Rusça kullanılıyor. Az bilinen veya bilinmeyen bir dilde düzgün bir eğitim olamayacağını izah etmeye bile gerek yok. Çocuk için ikinci dil sayılan dilde eğitime geçiş, ancak bu dilin uzun ve geniş çaplı okul eğitiminin ardından mümkündür.

Ve bu durumda da –her zaman geçerli olan kural olarak– dil bilme ölçütü, bir şeyleri izah edebiliyor olmak değil, sorunsuz okuyup yazacak seviyeye gelme becerisi olacaktır. Yeni Oset jenerasyonunun eğitim seviyesinin, eskilerle kıyaslanamayacak derecede düşük olması, önemli ölçüde, eskilerin rahatça kullandıkları anadilde eğitim görmüş olmaları, yeni neslin ise henüz Rusça’ya hakim olma imkanı bulamadan bu dilde eğitime başlamalarıyla izah ediliyor.

Bu engeli, yani dilin önündeki değil, onu anadil olarak kullanan insanların önündeki engeli kaldırmanın tartışmasız tek bir yolu var. O da geçmiş çağların ideolojik terminolojisinden gelen kölelik psikolojisine değil, bilimsel pedagoji temellerine dayalı bir eğitim sistemi oluşturmak.

Çocukların anadilleri Osetçe ile temel eğitimi alabilecekleri ve aynı zamanda Rusçayı öğrenebilecekleri, tercih ettikleri halde de bu dille eğitimlerine devam edebilecekleri bir eğitim sistemi kurmak.

Çocukların ve ebeveynlerinin etnik kimlikleri ile ilgili anketlerin bununla hiç bir ilgisi yok. Eğer çocuğun anne babası Oset’se ama anadili Rusça ise elbette bildiği dille eğitim alması lazım. Aynı şey, eğer çocuğun anadili Osetçe ise ebeveynlerinin etnik kökenine bağlı olmaksızın eğitiminin bu dille başlaması gerekir.

Osetçenin gerilemesinde en fazla sorumluluk kimin? Devlet, toplum, okul veya aile?

Söylenecek her şey söylendi, sorumluluğu paylaştırma tartışmaları anlamsız. Kısaca, hepsi. Ancak, bilindiği üzere dil politikası ailenin yetkisi dışında bir konu. Ailelerin değerlendirme ve seçimine itimat etmek çoğu zaman imkansız.

Çocukları toplum ve devletin koruması lazım. Çocuklarını okula göndermeyen ailelere eğitimin faydalarının izah edildiği gibi dil konusunun da izah edilmesi gerekir. Çünkü eğitimden mahrum bırakmak çocuğun haklarını ihlal etmek olarak kabul ediliyor. Peki çocuk, öğretmenin anlattıklarını anlayamıyorsa, bu çocuğun haklarının ihlali değil midir? Sonuç olarak, sorumluluk konusunda en büyük pay eğitim politikalarına, yani devlete ait.

Kuzey Osetya Cumhuriyetinde Osetçe yayınlar yeterli mi?

Kesinlikle yeterli olmadığını düşünüyorum. Osetçe yayın organları, örneğin benim ihtiyacımı ancak yüzde elli oranında karşılıyor. Genel olarak, yaklaşık bir değerlendirme yapacak olursam Oset gazete, dergi, radyo ve televizyonlarının en az beş kat fazla olması gerekiyor.

Bunu yapmak oldukça zor, çünkü son yarım asırdır Osetçe eğitim dili değil. Ancak günlük konuşma diline sahip gazeteciler az okuyorlar ya da hiç okumuyorlar. Çıkış yolu: doğru eğitim, doğru okul.

oset-gazete-dergi

Resmi belgelerde Osetçe’nin kullanılması sizce faydalı olur mu? Rusya yasaları buna imkan veriyor mu?

Bürokratik işlemler dilin fonksiyonelliği için önemli bir bileşen. Rusya yasaması bunun için bütün imkanları veriyor. Fakat bu imkanları kullanabilecek kişiler sadece okul çıkışlı olabilir, tıpkı Osetçe yayınların niteliğini ve niceliğini arttırabilecek gazeteciler gibi.

Eğitim kurumlarında bugün Oset dili ve edebiyatına yeterince ders saati ayrılıyor mu? Bilmeyenlere dil eğitimi veriliyor mu, onlar için bu ders seçmeli mi yoksa zorunlu mu?

Bu soruyla karşılaştığımda her zaman şu soruyla karşılık veririm: Ne için yeterli mi? Osetya’da genel eğitim dili Rusça. Osetçe ise derslerden bir tanesi. Osetçe meselesi, eğitim dilinin Rusça olduğu okulda çözülmez; aynı okulda okutulan İngilizce dersinin İngilizcenin kaderiyle alakası olmadığı gibi.

Saatler sürekli kesiliyor, birkaç yıl önce ders saatleri iki kat fazlaydı. Ama saat sayısının sonuca nerdeyse hiçbir etkisi yok. Bu yüzden saatlerden bahsedenler ne öğrenciler ne de ebeveynler. Bu konuyla ücretleri girdikleri ders saatiyle ölçülen öğretmenler ve müfredatları hazırlayanlar ilgileniyor.

Dil bilen ve bilmeyen ayrımı, uygulamada teknik bir mesele. Yeni nesil ders kitapları iki grup için de hazırlandı. Karşılık olarak muhafazakar lobi propaganda kampanyası başlattı. Dikkat edilmesi gereken nokta şu: eğitim dili Rusça olan okulda, Osetçe ders sayısı hiç değilse yabancı dil seviyesine çıkarılmalı. Çünkü sonuçta bu dersin hedefi, öğrenciyi bir Rusya Federasyonu cumhuriyetinin resmi dili ile tanıştırmaktır. Bu konuyla, Osetçenin genel durumunu düzeltmeyi karıştırmamak lazım. Bu başka bir konu.

Rusya Kafkas Halkları Kongresi anadil derslerinin Moskova okullarındaki müfredata dahil edilmesi için Duma’ya başvurmayı düşünüyor. Bu girişimi nasıl değerlendiriyorsunuz? Küçük halkların anadillerini korumasına yardımcı olur mu?

Bu soruya zaten cevap verdiğimi sanıyorum. Kısaca tekrarlayayım: halklara yardımcı olmaz, anadilden koparılmış belirli sayıda çocuğa yardımcı olabilir. Bu girişim, anadilde eğitim hakkını sağlayan Rusya mevzuatına tamamen uygun.

Kaynak: OnKavkaz

Çeviri: Ajans Kafkas

 

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone