İran Çerkesleri

Şah Abbas (1588-1629) tarafından İran’a nakledilen Gürcü, Ermeni ve Çerkesler’den oluşan binlerce Kafkasyalı bölgedeki köylere yerleştirildi. Çoğunluğu çiftçi olan Kafkasyalılar tarımla uğraştılar. 1605’te Gürcü, Ermeni ve Çerkesler’den oluşan büyük bir grup Şah’ın Osmanlı fethine engel olmak için Azerbaycan’ın kuzeyinden İsfahan’ın batısına yerleştirildiler.

JM.Kinneir 1810’da bölgeyi ziyaret ettiğinde, Çerkeslerin sayısının bin aile olduğunu aktardı. Kinneir’ın naklettiğine göre “onlar zaten İslam’ı kabul etmişlerdi ve Perslerle evlenmemişlerdi. Ancak, çoğu kendi dillerini çeşitli sebepler yüzünden konuşmaya devam edemedi.

Bir başka seyyah Thomas Herbert, 1627’de Komşah’ın güneydoğusundaki Aminabad’da bir köyden geçerken, kısmen Çerkes nüfusuna sahip olan insanlar gördüğünü ve kendi dillerini konuştuğunu aktardı. O zamanlar zaten İslam dinine girdikleri için yerel halk tarafından asimile daha hızlı oldu.

17. yüzyılda bölge seyyahların uğrak yeriydi. 1621’de Pietro Della Valle, 1627’de Herbert, 1665’te Jean Baptiste Tavernier, 1665’te Jean de Thevenot ve 1677’de John Fryer gibi birçok ünlü seyyah bölgeyi ziyaret etti.
De Morgan ise gezi gözlemlerini şöyle aktarıyor. “1890-91 yıllarında Kuzestân’da küçük bir Çerkes kolonisi vardı. Atalarının özelliklerini çok saf bir biçimde muhafaza etmişler. Müslüman oldukları için çoğu yaşantıları değişti ancak dillerini asla değiştirmediler. Ama maalesef De Morgan’ın bahsettiği kişilerden bugün iz yok.

16-17 yüzyıllarda İran kaynaklarına göre, Safeviler ya savaş esirleri olarak ya da zorla yerinden edilmiş önemli sayıda Kafkasyalıyı İran topraklarına getirtmiş. Şah İsmail’in oğlu Tahmasb 1540-1553 yılları arasında Kafkasya’ya toplam dört sefer düzenledi. Bu seferler sırasında çok sayıda Çerkes, Gürcü ve Ermeni tutsağı İran’a getirdi. Mahkumların çoğu kadın ve çocuktu. Erkekler kraliyet hizmetlisi (ḡolām) olarak kullanılırken, bazı kadınlar prenslerle evlendi. Şah Tahmasb’ın Kafkasya’dan getirdiği kişilerden toplam 5 evliliği oldu. Bunların dördü Gürcü ve biri Çerkes’di.

Şah Tahmasb’ın kendisinden sonra tahta geçen oğlu Solan-Mohammad Şodabanda’ın annesi Çerkes’di. Diğer kraliyet prenseslerinden daha zekiydi. Onun görüşleri ve tavsiyeleri devleti uzun süre ayakta tuttu. O, kardeşi ve Şamkal Sultan’ın etrafında bir Çerkes birliği de kuruldu.

Tahttan yükselen bir sonraki Kral, Çerkes birliğinin devlet işlerine olan tehlikeli etkisini gördü ve birliği tasfiye etmeye karar verdi. Başkent Kazvin’e girdiğinde Çerkes prensesi ve amcası Şamkal’ın idam edilmesini emretti.
Tahmasb’ın kızı Pari-han Hanım’ın ölümü ile Çerkeslerin Safevi politikasına müdahalesi geçici olarak kesildi ancak durmadı.

Safevilerin düşüşünden sonra Çerkesler hakkında çok az bilgiye yer verildi. Fakat İran’daki Kajar bölgesinde çok sayıda Kral eşleri hakkında bulgulara rastlandı.

Şu anda bilinen İranlı Çerkesler, merkezde ve İran’ın güneyinde yaşıyorlar. Dezkord şehrinin (Çerkes bölgesi) sakinleri günümüze kadar kimliklerini korudu. İran kültürünün çeşitli güzelliklerini benimsediler. Dil ve Şii İslam gibi yönlere de entegre oldular.

İran’daki Çerkeslerin sayısının 20.000 bin ile 50.000 arasında olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu sayının sadece 5 bini kimlikelrini koruyabildi.

Bu arada henüz kimse bu bölgeleri ziyaret etmiş değil. Çerkes araştırmacıların inceleme yapmak için bu bölgelere gideceğini umuyoruz.

VA/ND

Kaynak: Caucasus Times

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone