Rusya’da Müslümanlar sistematik baskı altında

Novi Urengoy’da yıkılan “Nur İslam” camisinin görüntüleri Rusya’daki ve Rusya dışındaki birçok Müslüman tarafından görüldü. Fakat basın “büyük ölçüde” suskunluğunu koruyor.

Kuzeydeki faaliyet büyük bir hareketliliği gösteriyor. Binlerce Müslüman orada çalıştı, bu camide namaz kıldı, daha sonra ülkeye ve dünyaya dağıldılar. Din kardeşlerine, Rusya’da Kuzey’deki eski camiyi, yerine hayvanlar için otel ve eğlence merkezi yapmak adına yıktıklarını anlattılar.

Bu caminin imamı İsamutdin Akbarov 2010’da öldürüldü. Soruşturma katili bulamadı, çünkü aramadı. Müslümanlar bunu da hatırlamış oldu.

Uzun yıllar yerel yönetimden evrak işlerini yerine getirmesi için çabalayan cemaatin ileri gelenleri de diğer bir çok faal ve eğitimli Müslüman gibi sınır dışı edildi.

Bence, Müslümanlara karşı adaletsizliğin siciline işlemediği herhangi bir devlet organı yok. Şimdi artık adaletin sağlanması için dua etme zamanı…

Yönetimin, politikasını esaslı şekilde değiştirme şansı vardı, ama emniyet teşkilatı ve idari kurumlar, daima en fazla nefret uyandıran “uzmanları” işin içine katarak kendi çizgilerine sadık kalıyor.

Bu tür “uzmanların” bazıları, halihazırda milyonlarca inananın ülkeden sürülmesi veya yok edilmesi gerektiği konusunda ittifak halindeydi.

Müslümanlara karşı sistematik bir çalışma yürütülüyor. Bunu görmemek mümkün değil.

İslami kitaplara Rusya’da yer yok. Kitaplar ekstremist (aşırılıkçı) yayınlar listesinde. Bazen teveccüh gösterip bir kitabı listeden çıkarıyorlar ki, sonra tekrar yasaklayabilsinler.

Liselerde ve enstitülerdeki “başörtülü, potansiyel radikal öğrenciler” konusu medyanın bayıldığı türden flaş haberler.

Rusya’da yeni camiler için ne şehir içinde (Astrahan’da olduğu gibi) ne sanayi bölgelerinde (Moskova ve Yekaterinburg’da olduğu gibi) yer var. Daha fazla örnek sıralamak mümkün.

Kafkasya’da ve bütün Rusya’da Müslümanlar “yitiriliyor”. Yok ediliyor, işkence ediliyor, kaçırılıyor, tutuklanıyor, Stalin dönemi hapis cezaları veriliyor. Bunlar sıradan Müslümanların, imamların, gazetecilerin, ihtiyaç sahipleri ve tutuklular için yardım toplamakla ilgilenen herkesin başına geliyor.

Hacimurat Kamalov ve Timur Kuaşev cinayetlerini açığa çıkarılmadı. Somali’deki açlıktan ölen din kardeşlerine yiyecek götüren Fanzil Ahmetşin’in hapse atılması kanunsuzluk olarak görülmedi.

İslam ve terör arasında eskisinden daha çok eşitlik kuruluyor. Muhtemelen Müslümanlara yönelik “baskılar” artacaktır.

15 yıl önce Karaçay-Çerkes’de toplumu parçalamak için, inandırıcı tehditler yaratmak gerekiyordu, mesela “teröristlerin camide silah saklaması” gibi görüntüler yayınlamak.

Şimdi camiyi kapatmak veya bir kişiyi tutuklamak için yasaklı kitap bulmak yeterli. Cemaatten birinin yasa dışı örgüt üyesi olduğunu “tespit etmek” de caminin kapatılması için iş görür.

Ticari faaliyetlere engel olduğu gerekçesiyle cami yapılmasına izin verilmeyen Moskova, Petersburg ve daha başka şehirlerde olduğu gibi mescitler kapatıldı.

Fakat Müslümanları kar üstünde namaz kıldıkları için aşağılayan kampanyalar düzenlemeye izin verilir. Ya da din kardeşlerine yeni yılı kutlamama çağrısında bulundukları için…

Kısa bir süre öncesine kadar bütün marketlerde helal yiyecekler bulmak mümkündü, artık değil.

Müslümanların ticareti faaliyetleri bastırılıyor. Halbuki, yaptırımlarla sıkışmış ülkede ithal ikamesini Müslümanlardan daha iyi inşa edebilecek kimse yok.

Bazı küçük zaferler de kazanılıyor.

Mesela, Kuliyev’in Kur’an mealinin yasaktan kurtarılması. Acaba uzun sürer mi?

En büyük Tatar köyü Srednaya Yeluzan, zamanında sekiz camisiyle ayakta kalmayı başardı. Şimdi orada 12 cami var. Kimse köy sakinlerini topluca radikallikle suçlamıyor. Köyde içki satılmaması, okula başörtülü gidilebilmesi ve tesislerde helal et üretilmesine rağmen.

Küçük zaferler parmakla sayılabilecek kadar.

Müslümanlara baskılar her şeyle izah edilebilir: jeopolitik, Kremlin’deki rekabet, kara para.

Ayaklanma öncesinde Kafkasya’daki en barışçıl toplum kabul edilen Kabardey-Balkar’da Müslümanların yok edilmesi klan savaşıyla açıklanmıştı.

Fakat inananlara zulmeden herkes hesap verecek. Belki bu dünyada değil, ama zalimler Allah’a ve ahirete inansın ya da inanmasın, hesap verecekler.

Kaynak: Kavpolit
Çeviri: Ajans Kafkas

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone