Ubıhlar: Yerli Azınlık Halklar yolunda

Ubıhların Yerli Azınlık Halklar listesinde olması veya olmaması. İşte bütün mesele bu!

Bu problem günümüzde güncellik kazandı. Meseleye Kabardey-Balkar Cumhuriyeti yönetimi, Güney Federal Bölge ve Kuzey Kafkasya Federal Bölge cumhuriyetleri başkanları, federal yürütme organları, ülkenin tanınmış araştırma merkezleri el attı. Bu yüzden biz de konuya ilgisiz kalmayacak ve analiz etmeye çalışacağız. Ubıhları ne gibi bir gelecek bekliyor, listede yer alacaklar mı? Ubıhlar kimlerdir sorusunu göz önünde bulundururken Rusya Bilimler Akademisi Kabardey-Balkar Araştırma Merkezi Beşeri Bilimler Enstitüsünün bakış açısını dikkate alacağız. Onların sunduğu bilgilere göre, Ubıhlar’ın kendilerini adlandırmaları “Tuahı”, “Ubıh” etnonimi ise Çerkesçe. Dilleri Çerkes-Abaza dil grubu içinde yer alıyor. Atalarının, yazılı kaynaklarca Karadeniz kıyısında antik zamanlardan itibaren Şahe nehrinden Hosta nehrine kadar hatta, Büyük Kafkas sıradağları güney yamacındaki dağlık bölgelerinde (Soçi, Lazarevski ve Adler arasındaki bölge) yaşadığı kaydediliyor.

Komşu Çerkes ve Abaza (Abhaz-Abazin) etnik gruplarıyla ortak bir yaşam formunu paylaştıkları ve çok dilli oldukları ifade ediliyor. Tarihçilere göre Ubıhların çoğu üç dilli idi, Ubıhça, Çerkesçe ve Abazaca konuşuyorlardı. Ubıhlar kendi dillerini, kendi adlandırmalarını, ve etnik kimliklerini Kafkasya savaşları (1763-1864) bitinceye kadar korumayabildi. Son olarak Ubıhlar yok edildi. 1864’de Ubıhlar, liderlerinin kontrolünde, düzenli ve organize biçimde, deniz yoluyla Türkiye’ye gitti. İki hafta içinde tamamı (25-74,5 bin kişi) oraya ulaştı ve ardından hızlı bir şekilde orada asimile olmaya başladılar. Kalan 100 aile Kuban ve Abhazya’daki Çerkes köylerine yerleştirildi. Daha sonra da Kuzey-Batı Kafkasya’nın bütün cumhuriyetlerine dağıldılar.

Bugün, akraba halklar arasında, az sayıdaki Ubıh soyadlarını taşıyan nesiller köklerinin hatırasını korumaya devam ediyorlar. Bunun yansıması da 2010’daki Rusya nüfus sayımı oldu. 33 kişi milliyet hanesine “Ubıh” yazdırdı. (16 kişi Kabardey-Balkar’da, 12 kişi Krasnodar Kray’da, 2 kişi Adıgey’de, 2 kişi Moskova’da, 1 kişi Stavropol Kray’da). Bu arada 2002’deki nüfus sayımında sadece bir Rusya Federasyonu vatandaşının milliyetini Ubıh olarak gösterdiğini belirtmek gerekir. 1926 sayımında kendisini Ubıh olarak adlandıranlar sadece 9 kişi idi.

Rusya İstatistik Kurumu bilgilerine göre, son nüfus sayımındaki Ubıhlar, Adıgeyce [Resmi adlandırma ile Çerkesçe’nin Batı lehçesi] (8 kişi), Çerkesçe [Resmi adlandırmayla Karaçay-Çerkes’te kullanılan Çerkesçe] (2 kişi), İngilizce (4 kişi), Ermenice (1 kişi), Yunanca (1 kişi), Kabardeyce [Çerkesçe’nin Doğu lehçesi] (14 kişi), Almanca (1 kişi), Lehçe (1 kişi), Rusça (31 kişi), Türkçe (2 kişi) gibi farklı dillere sahip olduklarını belirttiler.

Ubıhça konuşan olmamasına rağmen (1992’den beri “ölü” dil) dilleri dil bilimcilerin çabaları ile korundu. V. Tomaşek, A. Dirr, G. Dumezil, M. Kumahov, S. Starostin Ubıhça ile ilgilenen dilbilimcilerden bazıları. 1928’de A. Dirr tarafından hazırlanmış olan Ubıh alfabesi ve gramerinin kullanım tecrübesi var. Alfabede 84 ünsüz, –bunların dördü sadece yabancı dillerden gelen kelimelerde kullanıldı– ve sadece iki ünlü bulunuyor: uzun “a” ve kısa “a”. Abaza yazar Bagrat Şinkuba’nın, 1960’ların sonu, 70’lerin başında Ubıhça konuşan son kişiyle görüşmesini anlattığı “Son Ubıh” adlı ilginç kitabı dikkat çekiyor. Muhtemelen, bu kişi Türkiye’de yaşayan Tevfik Esenç’di ve kendisi 1992’de öldü.

Şu anda Kabardey-Balkar Cumhuriyetinde, Kabardey-Balkar, Karaçay-Çerkes, Adıgey, Abhazya, Krasnodar, Stavropol Kray ve Türkiye’de yaşayan dört akraba sülaleyi birleştiren Ubıh Berzek Vakfı adlı bir vakıf var. Bunlar: Kabardey-Balkar (70 kişi) ve Türkiye’deki (140 kişi) Berzekov (Berzek)*; Adıgey, Krasnodar Kray ve Türkiye’deki (500’den fazla kişi) Berzegov (Burzeg); Karaçay-Çerkes’teki (800’den fazla) Kişmahov; Abhazyada’ki (400’den fazla kişi) Kişmariya (Kişmaria) sülaleleri.

Kabardey-Balkar Parlamentosu milletvekili Muayed Dadov “Kabardey-Balkar Beşeri Bilimler Araştırma Enstitüsü bilim adamları, Ubıhların ayrı bir etnik topluluk olarak yeniden entegrasyonunun olumlu bir süreç olduğunu belirtiyor. Etnik grubun RF Yerli Azınlık Halklar Listesine dahil edilmesi, yeniden canlanmasına yardımcı olacak” düşüncesinde.

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti yönetiminin Ubıhların Rusya Federasyonu Yerli Azınlık Halklar Listesine dahil edilmesi konusundaki yaklaşımı kesinlikle olumlu. Kabardey-Balkar Cumhuriyetinin yaklaşımına göre, listeye alınmaları beraberinde hiç bir siyasi ve maddi zorluk yaratmayacak. Adıgey Cumhuriyeti Parlamentosu da aynı yaklaşımı paylaşıyor ve söz konusu listeye dahil edilmelerinin kimliklerinin canlanışına yardımcı olacağına inanıyor. Moskova hükümetinin Kafkasya Bakanlığı da aynı kanaati paylaşıyor.

Fakat Ubıhların tarihsel yurdunu kapsayan Krasnodar Kray yönetiminin bakış açısı daha farklı. Ubıh topraklarının son derece değerli bir turizm şehri (Soçi) olması onları endişelendiriyor ve bu bölgenin tarihsel olarak Ubıhlara ait oluşunu tartışmalı bir tez olarak görüyorlar. Ubıhların Yerli Azınlık Halklar Listesine dahil edilmesi, 30 Nisan 1999 tarihli 82 nolu Federal Kanunun verdiği “yerli azınlık halkların haklarının garantisi” bağlamında ait oldukları yerlere topluca yerleşmeleri ve masrafların Krasnodar Kray bütçesinden sağlanması zorunluluğunu beraberinde getirebilir. Bu yüzden şu anda bu konunun görüşülmesi için erken olduğuna karar verdiler. Rusya Bilimler Akademisi Rusya Tarih Enstitüsü de Ubıhların çok dağılmış halde olmasının 82 nolu federal kanunun öngördüğü önlemlerin hayata geçirilmesine engel olacağını düşünüyor. Rusya Bilimler Akademisi Mikluho-Maklaya Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü de aynı safta yer alıyor ve Ubıhların Yerli Azınlık Halklar Listesine dahil edilmesi halinde Ubıhlara yönelik devlet garantisinin uygulanmasının, Kabardey-Balkar’da bir köyde bir tek Ubıh yaşadığı için mümkün olmadığını düşünüyor. Rusya Bilimler Akademisi Antropoloji ve Etnoloji Müzesi (Kunstkamera) ise şu anda Kafkasya cumhuriyetlerinde ve Abhazya’da soyadlarına dayanarak kendilerini Ubıhlarla bağlantılandıranların sadece bireyler olduğundan hareketle Ubıhların listeye dahil edilmesinin mümkün olmadığını savunuyor.

Yaklaşımlardaki uyuşmazlık ve farklı bakış açıları şimdilik Ubıhların Rusya Federasyonu Yeni Azınlık Halklar Listesine dahil edilmesine imkan vermiyor. Belki zamanla bu mesele çözülür.

(*) Tanınmış Fransız dilbilimci, araştırmacı G. Dumezil, 1975’de Ubıhlarla ilgili Paris Üniversitesince yayınlanan kitabında Berzek (Berzeg) sülalesinden bahsetti. Kazım Berzeg, Berzek soyunun tarihini, Mustafa Nevzat Pısak’ın anlatımına dayanarak kaydetti. Çeşitli anlatılara göre, yaklaşık 1500 yıl önce iki prens ailesi vardı, aralarında kıyasıya bir düşmanlık vardı. Nihayetinde bu iki aile karşı tarafın tüm erkeklerini yok etti. Sadece güçsüz yaşlılar ve genç kadınlar kaldı, içlerinden biri de hamile idi. Kazanan prens ailesi, eğer çocuk erkek olursa onu da öldürmeye karar verdi. Bu kadının oğlu oldu, annenin yakınları onu kaçırdı ve ot şiltenin içinde büyüttü, yabancı gözlerden uzak tuttu. Böylece hayatını kurtardılar, ardından anlamı bilinmeyen Berzek ismini verdiler. Onun oğulları oldu: Emin, Degu, Babuk ve Kanbulat. Soyadının dört kolunun başını onlar oluşturdu. Öyle ki günümüz araştırmalarında Berzeklere ait dört sülale damgası biliniyor. Böylece, Berzek sülalesi Kuzey Batı Kafkasya’daki en köklü soylardan biri olmuş oluyor. (Ubıhlar, Özgürlük Adına Yaşayanlar; M. Hafizova. http://www.natpressru.info/index.php?newsid=9214)

Kaynak: Kavkazavoved
Çeviri: Ajans Kafkas

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone