Abhazya Kültür Bakanı ile Söyleşi: “Dil yoksa, kültür de olmaz”  

Ekho Kavkaza “Haftanın Konuğu” köşesinde Abhazya Tarihi-Kültür Mirasını Koruma ve Kültür Bakanı, Gulya ödülü sahibi, kostüm tasarımcısı Elvira Arsaliya ile görüştü.  

 

Elvira Arsaliya, Abhazya’da 2014’ün en önemli kültürel olayı nedir?

 

2014’de kültürel etkinlikler çoktu, ama bence en önemli kültürel olaylar sene sonunda meydana geldi. Abaza ve Rus drama tiyatroları açıldı. Elbette Askeri müzesinin açılışı da çok önemli. Rus tiyatrosu “Tartüf” oyunuyla açıldı, galası muhteşem oldu. Aktörler sanki beş yıllık aradan sonra değil de tiyatro sezonunun ortasında oynuyor gibiydi. Oyuncular arasında gençler de yer aldı. Tiyatronun başarmak istediği çok iş var. Bence bu harika bir şey, planların çok olduğu yer iyidir. Abaza drama tiyatrosu ise yönetmen Valeri Kove’nin “Tiyatronun Açılışı” adlı eseriyle açıldı. Abaza drama tiyatrosunun repertuarından bölümler ve Valeri Kove’nin oyunlarından bölümlerin toplandığı iki buçuk saatlik, yaratıcı bir prömiyer oldu. Bu oyun ilk defa tiyatro salonuna gelen izleyici için bile, tiyatronun geleneği ve tarihi hakkında genel bir izlenim kazandıracak nitelikteydi. Yeni yılda genç yönetmenlerin yapımlarının sahnelenmesi planlanıyor. Madina Argun, Alhas Şamba ve Valeri Kove oyunları hazırlıyor. Askeri Şeref müzesine gelince, müzemiz 14 Aralıkta açıldı. Şu anda henüz yolun başında, çünkü koleksiyonun zenginleşmesi için çok çalışma gerekiyor. Ben buranın gelecekte sadece müze olarak değil, aynı zamanda bir enformasyon merkezi olarak da hizmet vereceğini düşünüyorum. Kültürel merkezlerimizden biri olacak.

 

Abhazya’da kültür hayatı 2015’e hangi problemlerle giriyor?

 

Galiba, kültür-sanat problemleri yıldan yıla devrediyor. Sorunlarımız yine aynı. Genel olarak kaynak sıkıntısı çekiyoruz. Kısıtlı imkanlarımız faaliyetlerimize ciddi şekilde etki ediyor. Bununla ilgili somut olaylardan söz edecek olursak, halen gerekli yapıların inşaatına başlanamamış olmasını kaydedebiliriz. Görsel sanatlar galerimiz yok. Güzel sanatlar alanında kültürel mirasımızı insanlarla buluşturamıyoruz,  sergiler organize edemiyoruz. Şehrimizin misafirleri, çocuklarımız ve bizler maalesef, Aleksandr Şervaşidze, Varvara Bubnova ve diğer Abhazyalı ressamların eserleriyle tanışma imkanı bulamıyoruz. Bugün birçok grubumuz, dans ekibimiz, orkestramız kısıtlı imkanlarla çalışmalarını sürdürmeye çalışıyor. Bence devlet elinden gelen her şeyi yapıyor, fakat maalesef yeterli olamıyor. Şu anda yapılması gereken kültür meselesinin büyük bir milli ulusal projeye dönüştürülmesi, bir konsepte oturtulmasıdır. Bunu gerçekleştirmeden problemlerimizi çözebileceğimizi zannetmiyorum.

 

Yeni yıl öncesinde Devlet Başkanı Raul Hacimba hükümet üyeleriyle görüştü, siz de sorunlarınızı dile getirdiniz. Az önce de Rus ve Abaza tiyatrolarından söz ettiniz, buralardaki problemler bir şekilde çözülüyor mu? Ayrıca bir konseptten bahsettiniz, mümkünse daha detaylı anlatır mısınız?

 

Rus ve Abaza tiyatroları teknik donanımlar açısından zor durumda. Bu meseleleri çözmemiz, personel ihtiyacını karşılamamız lazım. Konsept ise bir ay sonra faaliyet planıyla beraber hazır olacak ve sunumu yapılacak. Anıtların korunmasından, tiyatro ve stüdyolarımızın gelişimine kadar geniş bir içeriği olacak.

 

Bu, 2015 kültür politikası gibi bir şey mi?

 

Evet, aslında birkaç yıllık kültür politikası planı. Kültür mirasının korunması ve geliştirilmesi için devlete sunulan ve finanse edilen bazı faaliyetleri kapsıyor.

 

Pitsunda tapınağındaki erganunun durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Erganunun bulunduğu, Pitsunda tapınağı devlet konser salonunun, dünya standartlarında mükemmel bir müzik atmosferi var. Son yıllarda burada çok başarılı konserler düzenleniyor, koromuz sahne alıyor, “Hibla Gerzmava Davet Ediyor” festivali yapılıyor. Bundan sonra da dinleyicilerini memnun edecek. Kimse bu faaliyetlerin sona ermesini istemiyor.

 

Yani siz, erganunun tapınakta kalmasını mı, yoksa bir kaç ay önce parlamento başkanının önerdiği gibi başka bir yere taşınmasını mı tercih ediyorsunuz?

 

Yeterince açık cevapladım sanıyorum.

 

Anıtların korunması ve yeniden inşası konusunda kültür bakanlığı nasıl bir rol üstlenebilir?

 

Bildiğiniz üzere, 2014 Ekiminde kültür bakanlığı, Tarihi-Kültürel Mirasın Korunması ve Kültür Bakanlığına dönüştürüldü. Anıtlar konusu ile Batal Kobahiya’nın başkanlığını yaptığı anıtları koruma departmanı ilgileniyor. Mevcut bütçe maaşlar ve diğer masrafları ancak karşılıyor. Dolayısıyla bu bütçe ile herhangi bir restorasyon faaliyetinden söz etmek mümkün değil. Ama birkaç restorasyon projesi sunuldu ve eğer kaynak ayrılırsa 2015’de çalışmaya başlanılacak.

 

Popüler kültür ürünlerinde Abazacanın teşvikiyle ilgili planlar var mı? Örneğin kitap yayınlarına ve film projelerine maddi yardım gibi?

 

Dil, elbette kültürün en önemli parçası. Dil olmadan kültür düşünülemez. Kültür Bakanlığı olarak faaliyetlerimizi genellikle Abazaca yürütmeye gayret ediyoruz. Abazaca Gelişim Vakfı ile birlikte “Abhazfilm” çizgi filmlerin dublajını yapıyor. Bu, çok ilgi çekici ve gerekli bir proje. Bugün için film, belgesel üreten küçük stüdyolar bile genellikle Abazaca çalışıyorlar. Eğer gelecekte imkanımız olursa, gençlerin, yeni yönetmenlerin hiç değilse kısa metrajlı film çekmelerine imkan vermek için ödül sistemini düşünebiliriz.

 

Biraz da sizden söz edelim. Sanatçısınız, uzun yıllar tasarımla ilgilendiniz, çalışmalarınıza devam ediyor musunuz? Planlarınız nelerdir?

 

Şu sıralar, doğal olarak vakit bulmakta zorlanıyorum. Ama sanatımı bırakmayı düşünmüyorum. Sürekli benden önce bu işlerle ilgilenen insanları düşünüyorum. Onlar bir şekilde sanatlarını koruyabildi. Ben de bunu başarmak istiyorum. Bu yılın ikinci yarısında sunmayı umduğum bir projem var.

 

Konuyu biraz açmanız mümkün mü? Yoksa henüz erken mi?

 

Bir kaç janrın karışımı olacak. 20. yüzyılın başlarından fotoğraflar, kostümler, farklı hikayeler… Şimdilik bu kadarını söyleyebilirim.

 

Peki, kültür bakanlığı göreviniz nasıl gidiyor? Sanatçılar sanırım bazı bürokratik durumlarla karşı karşıya kalıyordur. İş gününüz nasıl geçiyor?

 

Sanat insanlarını çok iyi anlıyorum, çünkü aynı problemlerle karşılaşıyoruz. Diğer taraftan iyi bir ekibimiz var ve çalışma isteğimiz var. Başaracağımızı inanıyorum.

Anaid Gogoryan