Mehdi Çetinbaş Uzuntarla ve Adıgeleri anlattı

Kafkas Vakfında düzenlenen “Uzuntarla’dan Portreler” başlıklı programda Mehdi Çetinbaş son çıkan kitabı ile ilgili bir konuşma gerçekleştirdi.

Büyük Kafkas Sürgünü ile Osmanlı bölgesine yerleşen Çerkesleri anlatan Çetinbaş, özelde Uzuntarla bölgesine yerleştirilen Adıgelerden bahsetti.

Mehdi Çetinbaş, “Notlar almak lazım. Hiçbir şeyi küçümsemeden insanlar çevresindeki büyüklerin söylediklerini yazmalılar. ‘Uzunturla’dan Portreler’ kitabı böyle ortaya çıktı.” dedi.

Kitapta birçok kişinin emeği olduğunun altını çizen Çetinbaş, Uzuntarla Adıge Kültür Derneğine katkılarından dolayı teşekkür etti.

Çerkeslerin bir kısmının direkt Türkiye’ye değil ilk önce Balkanlara sürgün edildiğine değinen Mehdi Çetinbaş dedelerinin bunu bizzat yaşadıklarını söyledi.

Yoğun ilgi gören program Yılmaz Nevruz’un kapanış konuşması, soru-cevap bölümü ve imza programı ardından sona erdi.

Mehdi Çetinbaş kimdir?

1954 tarihinde İzmit’e bağlı Uzuntarla köyünde dünyaya geldi. İlköğrenimini köyünde tamamladıktan sonra, sırasıyla Adapazarı Atatürk Ortaokulu ve İzmit Lisesi’ni bitirdi. 1973 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne girdi. Üniversite yıllarında aktif olarak Kafkas derneklerinde görev aldı. Henüz 23 yaşındayken Sultanahmet’teki Kuzey Kafkasyalılar Kültür Derneği başkanlığına seçildi, aynı zamanda derneğin yayın organı “Kuzey Kafkasya” dergisinin altı yıl yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 1995 yılında Kafkas Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı ve üç dönem (1998-2004) başkanlığını yürüttü. 2000’li yıllardan itibaren çeşitli internet sitelerinde köşe yazarlığı yapan ve Kafkasya ile alakalı makaleler kaleme alan Çetinbaş’ın son olarak “Elveda Çerkesya” ve “Uzuntarla’dan Portreler” isimli kitapları çıktı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someone

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Yorumlar
  1. ANzor

    Atalarımız belki bize bir vatan bırakamadı… Ancak öylesine özgün bir kültür bıraktılar ki… Yakınlarındaki komşu milletler bile bu kültürü sahiplendiler… Bizim kültürümüz dediler… Hatta Kabardinkaların bile kendilerinin olduğunu söyleyebilecek kadar basitleştiler görgüsüzleştiler de.. Kuzey hatta güney Kafkasya’ nın bir kısmının kültürüne temel veren Adigelerin kültürüdür. Kafkas-rus savaşları gerçekte Adigelerin Kafkasya’ dan atılması için yapılan bir savaştı… Çünkü Adigeler Kuzey Kafkasya’ nın en geniş toprak sahibi en köklü halkıydı. 150 yıl öncesi Adigeler ile şimdiki Adigeler aynı değiller… Bu kültürü kaybetmekle neler kaybettiğinin farkında olan biri olarak… Ben kırılma noktasını buldum… Atalarının dilini ayrıca yanında da gerekli iki dili bilen sürgünün yedinci nesli nasıl olur, biliyorum… Allah’ a şükürler, olsun.